YAŞ ALMIŞLARDA REHABİLİTASYON

İnsanlar  yaşamında yaşlılık büyüme ve gelişmenin ileri evresidir.Yaşlanma molekül,hücre,doku ve organ ve sistem düzeyinde  yapısal ve fonksiyonel olarak  orataya çıkan değişimsel kayba bağlı bir süreçtir.

Evrimsel yaşlanma teorisi derki ,farklı özelliklere sahip bireyler ,genetik yapıları ve çevresel etmenlerin etkileşimi ile ortama uyum kapasitelerine ve çevresel etmenlerin niteliğine bağlı olarak doğal seleksiyona uğrarlar.Uygun koşullar sağlanırsa bireyin evrimsel sürecinde daha uzun yaşamasını sağlayan özellikler geliştirmesine neden olur.

Bireylerin farklı ömür uzunluğuna ve yaşlanma biçimine sahip olmaları,yaşlanmanın biyolojik, kronolojik, patolojik, ruhsal, sosyal ve ekonomik yönlerinin olması, yaşlanmanın birikimli ve kompleks bir biyolojik olay olduğunun göstergesidir.

Geriatrik rehabilitasyon  yaşlıda fizyolojik kayba veya çeşitli hastalıklara bağlı gelişen işlevsel anlamdaki kötüleşmenin önlenmesi, geciktirilmesi, en aza indirilmesi yaşlının max fonksiyonel kapasiteye ulaşması  amacı ile verilen hizmetlerin tamamıdır.

Her yaşlı birey aktif olmak ve yaşam kalitesini korumak  ister.

Geriatrik rehabilitasyon planı kişiye özel olarak yaşlının kendine göre ihtiyaçları  belirlenerek planlanır. Bu plan için ön koşul geriatrik hastanın işlevsel değerlendirmesinin yapılmasıdır.

İşlevsel (Fonksiyonel) değerlendirme sonrasında hastanın fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları fizyolojik, sosyal, ekonomik, ailevi, bilişsel, kültürel ve sosyal durumları yanı sıra eldeki mevcut imkanlar göz önüne alınarak belirlenir. Bu program yalnızca hastalıkların tedavisi ile ilgili değildir, aynı zamanda bireyin tüm ihtiyaçlarını kapsamalıdır.

Geriatrik rehabilitasyonun temel ilkeleri:

  1. İşlevsel düzeyi belirlemek
  2. Değişen fizyolojiyi değerlendirmek
  3. Ailenin beklentilerini belirlemek
  4. Psikolojik durumunu belirlemek
  5. Hastanın hedeflerini ve motivasyonunu belirlemek
  6. Hastalarda birbirini etkileyen pek çok bozukluğun olabileceğini bilmek
  7. Tanıyı değil tedaviyi ve işlevi amaçlamak
  8. İşlevin tekrar kazanılabileceğini bilmek
  9. Gelişmenin yavaş ortaya çıkacağını bilmek
  10. Eldeki mevcut kaynak ve seçenekleri değerlendirmek

11 En az sayıda ilaç kullanmak

  1. Hareketsizliği önlemek
  2. Göreve özgün egzersiz programını belirlemek , programı basit tutmak veSosyal yaşam için etkinliğini artırmayı desteklemek.

Geriatrik rehabilitasyon farklı branşlarda hekim ve ,fizyoterapist,beslenme uzmanı,iş uğraşı terapisti psikolog gibi uzmanlık alanlarından oluşan  multidisipliner bir ekip tarafından yapılmalıdır.

Yaşlılarda egzersiz planlamalarında tüm kas grubları  aktiviteye dahil edilmelidir.basit egzersizler verilir ve çok tekrar önerilir.Kısa egzersiz süresini takiben uygun istirahat dönemi olmalıdır.

Yaşlılarda egzersiz verilme amaçları,günlük aktiviteleri uygulamak için gerekli olan enerjiyi sağlamak,kondisyonu düzeltmek,iyileşmeyi kolaylaştırmak ve stresle kolay başa çıkabilmeyi sağlamak,dengeyi düzeltmek,diğer insanlarla bütünleşme için fırsat oluşturmak ve daha fazla mutluluğu yakalamak olmalıdır.

Egzersizler kas kitlesini artırır,reaksiyon zamanını azaltır,kemik kitlesini artırır,ağrının azalmasını sağlar,kırık riskini azaltır;obezite,diyabet ve hipertansiyon ,hiperlipidemi üzerindeki olumlu etkileri vardır.Ayrıca yaşlılarda en önemli sorun yaşam enerjisinin düşmesi buna bağlı immün sistem zafiyeti nedeniyle erken enfeksiyona yakalanma ve maalesef geç iyileşme ve veya hastanın kaybı şeklinde görülür.Egzersizler psikolojik açıdan yaşlının hayata tutunmasını sağlayan çok önemli motivasyon kaynağıdır.

Egzersiz programında dikkat edilmesi gerekenler hususlar için şöyle özetleyebiliriz.Hastaya alınacak tedbirler  iyice anlatılmalıdır.İleri derecede hareket  kısıtlılığı olan eklemdeki egzersizler modifiye edilmelidir.Hiç bir zaman hiçbir egzersiz ağrıya rağmen yapılmamalı,mutlaka ağrı sınırı içinde ve hastanın kalp,yüksek tansiyon,osteoporoz,incelmiş deri,kognitif yetersizlikleri göz önüne alınarak tedavisi düzenlenmelidir.Eğer var ise hastanın kullandığı ilacın  egzersiz üzerindeki etkisi belirlenmelidir.Yaşlılarda susuzluk hissi azaldığı için dehidratasyona karşı egzersiz boyunca dikkatli olunmalıdır.Yaşlılarda termoregülasyon merkezi de bozulduğundan çok sıcak,çok soğuk ve nemli ortamlarda dikkatli olunmalıdır.

Yaşlılara özellikle   denge egzersizleri,kuvvetlendirme egzersizleri,aerobik egzersizler,faydalı olacaktır.

Yaşlılarda beslenme planıda çok önemlidir ; Sıklıkla rastlanılan besin ögesi yetersizliği durumunun düşünülmesi hem de kronik hastalıkların önlenmesi, varsa tıbbi beslenme tedavisinin yapılması hedef alınmalıdır. Yaşlılarda uygulanan diyetler bireye özgü olmalıdır.Yaşlanmaya bağlı olarak oluşan fizyolojik ve metabolik değişiklikler, kronik hastalıklar ve sürekli ilaç kullanımı, enerji ve diğer bazı besin ögelerinin gereksinmesinde değişikliklere neden olmaktadır.Bunlar; protein, kalsiyum, D vitamini, C vitamini, demir, A vitamini, folik asit, B12 vitamini, çinko ve sudur. Posadan zengin besinlerin yeterli tüketilmesi sindirime yardımcı olacak ve konstipasyon gibi hastalıkları önleyecektir.

 

İnsan ömrü her on yılda önemli oranlarda artık uzadığını biliyoruz. Kronik hastalıklar ve yatağa bağlı yaşam ekonomik,sosyol,psikolojik, ve çok yönlü olumsuz koşullar doğurmakta,hastanın kendisi ve yakınları için bu  süreç zorlu  devam etmektedir.Hareketin özgürlük olduğunu unutmaz isek hareketsiz yaşamın bağımlılık  olduğunu kabul etmek zorundayız.

Yaşlılarda hedef ölüme kadar olan yaşamda özgürlüğün mümkün mertebe devamlılığını sağlamak,yaşlıyı  hayata dahil etmek,ona yüksek seviyede anlayış ve doğru yaklaşımla hayat motivasyonunu arttırmak olmalıdır.

Çoğunlukla travma( kırıklar) veya cerrahi girişim ile ender olarak da serebrovasküler olay ve miyokard enfarktüs sonrasında etkilenen ekstremitenin bir bölümünde sürekli ağrı ile karakterize, otonom sinir sitemi disfonksiyonu, sempatik hiperaktivite ile birlikte distrofik değişikliklerinde olduğu bir ağrı sendromudur. Bu olaylar kollarda veya bacaklarda gelişmektedir.

Ağrı genellikle yanma hissi şeklinde ortaya çıkmaktadırve sebep olan durumdan daha şiddetli bir ağrı hissedilmektedir. Ağrıya eşlik eden diğer bulgular; tutukluk, ödem, vazomotor-distrofik-atrofik değişiklerdir.

Otonomik disfonksiyona bağlı olarak; deri ısısı sıcaktan soğuğa doğru, renkte kırmızıdan soluk ve siyanoza doğru gitmektedir. Ödem genellikle dorsal ve distaldedir.

Trofik değişikliklere bağlı olarak; İlk dönemde kıllanmada artış olurken ilerleyen dönemlerde kılların dökülmesi, tırnakların kalınlaşması ve kırılması gibi problemler görülmektedir. Aynı zamanda kaslarda atrofi ve deride incelme de meydana gelmektedir. Motor fonksiyonlarda da kayıplar olabilmektedir.( zayıflık, tremor, distoni). Bütün bu problemlerin dışında hastalarda depresyon, anksiyete ve uyku bozukluğu gibi psikolojik problemlerde görülebilmektedir.

KOMPLEKS BÖLGESEL AĞRI SENDROMUNDA VELDMAN TARAFINDAN BELİRLENMİŞ TANI KRİTERLERİ TANIMLANMIŞ. BUNLAR:

KRİTER1

  • Ağrı
  • Diğer ekstremite ile karşılaştırıldığında ısı farkı
  • Diğer ekstremite ile karşılaştırıldığında hacimde asimetri
  • Aktif eklem hareketlerinde kısıtlılık

KRİTER2

  • Egzersiz sırasında-sonrasında bu semptomların görülmesi, artması

KRİTER3

  • Bu semptomların başlatıcı primer travma yerinden daha geniş bir alanda olması

Rehabilitasyonunda amaçları; hipersensitif dokuların taktil desensitizasyonunun sağlanması, ekstremitedeki ödemin azaltılması, hastadaki hareket fobisini ortadan kaldırmaya çalışmasıdır. Tedavi programı hastalar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildikten sonra planlanır.

Sağlıklı günler dilerim…

Fzt.Songül Sevim

Natal Fizik Tedavi & Rehabilitasyon Merkezi

Nisbetiye Mahallesi, Nispetiye Cd. Erdölen İş Merk.

D:38/13, 34340 Şişli/Beşiktaş/İstanbul

Telefon:  0 (212) 446 28 25

Beşiktaş Natal FizikTedavi

Ekonomik Kaygılarımız Ve Bel Ağrılarımız 

 

  Ağrı, muhtemelen insanoğlu var olduğundan beri var. Tıp dünyası, ağrının nedenleri ve ağrıyı gidermekle ilgili uzun yıllardır uğraşıyor. Bugün geldiğimiz nokta, teknoloji ve ilaç sektörü açısından 50 yıl öncesi ile mukayese dahi edilemez.Ancak hepimizin bildiği gibi tüm bu pozitif ilerleme, hastaya şifa açısından aynı oranda maalesef yansımıyor. Şu anda bu satırları okurken birçoğunuz “Aylardır belim ağrıyor, çeşitli doktorlara gittim, her şeye bakıldı, hiçbirşey bulunamadı ama belim ağrımaya devam ediyor” diyorsunuz. Bizkliniğimizde bu ve buna benzer şikâyetlerle gelen birçok hastayı tedavi ediyoruz. Öncelikle yaklaşık 10 yıldır biliyoruz ki, MR cihazları,laboratuvar tetkikleri,güçlü ağrı kesiciler,klasik fizik tedavi uygulamaları veya birçok yöntem hastayı tedavi etmiyor. Bize göre tedavide birinci prensip, hastayı ilk gördüğünüz gün ayırabileceğiniz maksimum zamanı ayırmak vebununla birlikte hastanın ağrısını anlamaya yönelik çalışmalar yapmaktır. Günümüzde kişinin hasta olmasında bir çok faktörün bir arada olduğunu, bunlardan bazen bir tanesinin, bazen de birçok faktörün bir araya gelerek yarayı veya ağrıyı oluşturduğunu biliyoruz. Nedir bu faktörler?

  • Fiziksel nedenler
  • İmmünolojik nedenler
  • Sosyal nedenler (aile,iş,çevre vb faktörler)
  • Beslenme
  • Cinsel nedenler

Tüm bu faktörlere yeteri kadar zaman ayırıp baktığınızda, bazen ağrının hiçbir fiziksel nedenden kaynaklanmadığını görebiliyorsunuz.

25 yıl önce kliniğimizi açtığımızda bel hastalarımız genelde orta yaşın üzerinde, dejenerasyona bağlı şikâyetleri olan kişilerdi. Bugün bel ağrılı hastalarımızda görüyoruz ki, yaşın bir önemi kalmadı.Ekonomik kaygılar ciddi miyofasial gerilimlere, kas spazmlarına, eklem hareket kısıtlılığına,hareket esneklik kaybına,hatta erken tedavi edilmeyen durumlarda oluşan adele spazmı ve onunla devam eden yanlış postür ve hareketlerin varlığı disklerde sorunlara ve sanki bel fıtığı varmış gibi siyatalji ağrılarına sebebiyet vermektedir. İlk bakışta kas gevşetici ve ağrı kesici ile şikâyetleri hafifleyen hasta, uzun dönemde hiçbir gerçek iyileşmenin olmadığını görerek umutsuzluğa kapılır ve öğrenilmiş çaresizlikle,“Bu ağrı benim artık arkadaşım, bununla yaşamayı öğrenmeliyim” sonucunu çıkarmaktadır. Oysaki yaşadığımız her olumsuz duygunun bedenimizde bir yerde imzası vardır.  Son yıllarda gördükki, ekonomik kaygılar, özellikle erkek hastalarımızda ciddi bel ağrı sorunlarına yol açmaktadır. “Peki, nasıl olacak? Ekonomik problemlerimi mi düzelteceksinizde benim ağrım geçecek?” derseniz, cevabımız şu olacak: İnsan, bilinmeyenden korkar. Bildiğiniz şey için vücudunuz aynı zamanda savunma ve bertaraf etme mekanizmalarını devreye sokarak yaranızı iyileştirir. Dolayısıyla etkili bir hasta değerlendirmesinde hastayı anlayıp beyninin kodladığı sorunu dekode etme yaklaşımı yararlı olacaktır. Yani hastalığın zihinsel nedenini bulursanız ve aynı zamanda geçirilmiş süreçte oluşan fiziksel, istenmeyen sorunları manüel terapi, elektro terapi, egzersiz gibi yöntemlerle yüzde yüz şifa sağlarsınız.

Bel ağrısı kader değildir, arkadaşınızda olmak zorunda değildir.

Sağlıklı günler dilerim…

Fzt.Songül Sevim

Natal Fizik Tedavi & Rehabilitasyon Merkezi

Nisbetiye Mahallesi, Nispetiye Cd. Erdölen İş Merk.

D:38/13, 34340 Şişli/Beşiktaş/İstanbul

Telefon:  0 (212) 446 28 25

Yaşlılar için egzersizin önemi

YAŞLILAR İÇİN EGZERSİZİN ÖNEMİ

Yaşlanma bağlı, tüm organ sistemlerinde yapısal ve fonksiyonel değişiklikler ve bunun sonucu olarak da aerobik kapasite, kas kitlesi ve kas gücünde azalma olmaktadır. Buna bağlı olarak egzersiz ve fiziksel aktivite önem kazanmaktadır. Genellikle yaşlılık denilince herkesin aklına kronolojik yaş gelmektedir. Ancak kronolojik yaş ile fiziksel yaş arasındaki ilişki zayıftır bunun sebebi her bireyin farklı özelliklere sahip olmasıdır. Kronolojik yaş kişinin fiziksel durumunu ve fonksiyonel kapasitesini tam olarak göstermemektedir. Bu nedenle yaşlılığın en önemli göstergesi, fonksiyonel kapasite ve disabilitedir (yetersizliktir).Planlanan tedavi programında ana hedef fonksiyonel kapasiteyi arttırmak olmalıdır. Buradaki amacımızda yaşam kalitesini artırmaktır.

Fizyoterapistler tarafından farklı gruplara, grubun özelliklerine göre egzersizler verilmektedir. Burada, önemli olan nokta tedavinin kişisel olduğu ve egzersiz reçetesinin kişisel gereksinimler göz önüne alınarak hazırlanması gerektiğidir. Örneğin; yaşlı kişilerin bir kısmında görme ve işitme etkilenirken, bazı kişilerde denge etkilenebilir Ayrıntılı bir değerlendirmeden sonra egzersiz programları belirlenmelidir.

Sağlık alanındaki gelişmeler, diyetler ve genel yaşamın düzenlenmesi, hayattan daha büyük beklentileri beraberinde getirmektedir. Sherpard, yaşlılarda egzersizin yararlarını;

-Sağlığın geliştirilmesi: Yaşlanma ile kardiyovasküler hastalıkların riskini de artırmaktadır. Düzenli egzersiz yapılması, yaşlılar dahil tüm popülasyonda riski azaltmaktadır. Ayrıca, egzersizin kemik kütlesi üzerinde de olumlu etkileri bulunup, post-menapozal kemik kaybını da engellemektedir.

Egzersizlerle beraber yaşlı bireylerin, fonksiyonlarını ve bağımsız yaşamlarını sürdürmelerinde önemli gelişmeler olmuştur. 70’li yaşlarda, sedanter kişilerin esnekliği %20-30 azalmakta, bu durum fonksiyonelliği azaltmaktadır. Kısa bir süre sonra banyo, giyinme, yatağa girme ve çıkma gibi kendine bakım ve mobilite aktivitelerinde problemler başlamaktadır.

-Sosyal ilişkilerin artırılması: İzolasyon ve bunun sonucu mental uyarıların azalması, partner kaybı, mobilite kaybı, görme ve işitme problemleri bir araya gelerek grup aktivitelerine katılımı zorlaştırabilir.

-Serebral fonksiyonlarda artışın olması: Yaşlılarda aerobik kondüsyon egzersizlerini takiben fonksiyonun arttığını, bu artışın da egzersiz sırasında kan basıncının yükselmesi ile serebral perfüzyondaki artış nedeniyle olduğu belirtilmektedir.

Egzersizin, ayrıca vücut imajını arttırdığı, kendine güveni geliştirdiği, hastaların kızgınlık, depresyon ve anksiyetelerini azalttığı gözlemlenmiştir.

ÖNEMLİ NOKTALAR:

-Düşük ve orta şiddetli egzersizler yapılmalı, şiddetli egzersizlerden kaçınılmalıdır.(en az 30 dakika)

-Yürüme, sandalye egzersizleri gibi ağırlığın tam olarak taşıtılamadığı egzersizler tercih edilmelidir.

-Fonksiyonel gelişime yönelik egzersizler hedeflenmelidir.

-Uzun süreli ve karmaşık egzersizlerden kaçınılmalıdır.

-Şiddetli dispne, baş dönmesi, anjina gibi semptomlar yakından takip edilmelidir.

-Dans etmek, yüzmek gibi grup sporlarına katılım sağlanmalıdır.

-Program yaş, sağlık durumu ve kişisel yeteneklere göre düzenlenmelidir.

-Bazı bireyler egzersiz programlarının kardiopulmoner problemler yaratacağından endişe duyabilirler. Yürüme, jogging, dirençli egzersizler, yaşam tarzı modifikasyonu gibi orta dereceli fiziksel aktivitelere, hemen hemen tüm geriatrik popülasyon emin olarak katılabilir. İleri yaş egzersiz programına başlamak içim kontraendike bir durum değildir.

Seçilecek egzersizler kişinin özelliklerine göre belirlenir. Yaşlı popülasyon için en uygun egzersizler:

1-Aerobik Egzersizler(kardiyopulmoner dayanıklılığı geliştirmek için etkilidir.)

2-Dirençli(kuvvetlendirme) Egzersizler

3-Germe Egzersizleri (Germe egzersizleri kas kuvvetini ve kardiopulmoner dayanıklılığı artırmaz. Ancak aerobik ve dirençli egzersizler öncesinde ve sonrasında 10-15 dakikalık germe egzersizleri, özellikle yaralanmaların engellenmesi açısından faydalıdır.)

4-Isınma ve Soğuma Egzersizleri

Bireyle ayrıntılı bir değerlendirmeden sonra onlara en uygun egzersiz programlarını güvenli bir şekilde yapanilmektedirler.

TOP