Ağrı insanoğlunun hayatı boyunca çeşitli dönemlerde ve şekillerde yaşadığı istenmeyen ve ondan uzaklaşmak için onlarca yöntemi denediği rahatsızlık verici histir. Bedende ağrı varsa yolunda gitmeyen işler var demektir. Bazen çok basit bir kas tutulması ağrıya sebebiyet verirken bazen hayati organların ciddi hastalıklarının habercisi de olabilir. Ağrının sebep veya sebeplerini sağlık çalışanlarının mutlaka doğru tanımlaması ve

Diz ağrısı günlük yaşam aktivitelerimizin gerçekleşmesini zorlayan ve çok sık karşılaştığımız önemli sorunlardan biridir. Diz ağrısının sık görülme nedenleri; kırık, yumuşak doku yaralanmaları ve osteoartrit’ tir. Tanı değerlendirme için fiziki muayene, hastanın öyküsü, hastanın yaşı ve ağrının yeri önemlidir. Ağrının başlangıcı, yeri, süresi ve şiddeti değerlendirilir. Ayrıca radyografi mutlaka alınmalıdır. Ağrının kaynağının belirlenmesi, doğru tanının

Lordoz bel boşluğunun artması ya da düzleşmesi olarak tanımlanabilir. Omurgamıza yandan bakıldığı zaman boyun ve bel kısmında içeri doğru bir kavis, sırtta ise dışarı doğru bir kavis bulunur.  Bu kavislerin belirli sınırlar içerisinde olması bizlerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini korumak için gereklidir. Ancak kavislerin azalması ya da artması ile günlük yaşamımızı etkileyecek problemler oluşabilir.

Etiketler:

El Rehabilitasyonu

El, beynin uzantısı olarak tanımlanan, anatomik, biyomekanik ve duyusal anlamda diğer uzuvlara göre farklı özellikler gösteren bir yapıdır. Gelişmiş dokunma duyusu bu özelliklerin en önemlilerinden biridir. Bu özellikli yapının rehabilitasyonu da bilgi, deneyim ve özen gerektirir. El rehabilitasyonu, alanda özelleşerek çalışan fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Çünkü anatomi ve biyomekanik bilgisi dışında doku iyileşme süreçlerine, uygulanan cerrahi

Kronik solunum rahatsızlığı yaşayan hastaların, akciğer (pulmoner) rehabilitasyon (PR) uygulamalarıyla günlük hayat aktivitelerini özgürce gerçekleştirmeleri, sağlıklı olarak yaşam kalitelerinin artırılması amaçlanır. Semptomların olmadan hastaların günlük işlevlerine devam etmesi rehabilitasyonun hedefidir. Detaylı bir değerlendirmeyi takiben kişiye özel planlanmış terapiler, hastalığın yönetimine ilişkin eğitim, egzersiz eğitimi, davranış değişimi, fiziksel ve mental durumun geliştirilmesi ve kalıcı sağlık davranışları

Tendinit ve bursit rahatsızlığı, genel olarak omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz veya ayak bileğinde kaslar ve kemikler etrafındaki yumuşak dokunun iltihaplanmasıdır. Rahatsızlıklar birbirine benzese de etkilenen doku türlerine göre bazı farklılıklar gösterir. Bu iltihaplanmalar kişilerde ciddi ağrılara sebebiyet verebilir. Bu rahatsızlıklar kas ve kemik yapısını önemli ölçüde etkiler. Tendinit, kası kemiğe bağlayan el ve

Halk arasında kireçlenme olarak bilinen sağlık sorunu tıp dilinde “osteoartroz” ya da “artroz” olarak tanımlanır. Kemiklerin uçlarında bulunan kıkırdak yapının zaman içerisinde yaşlanmayla aşınması ve yıpranması ile ortaya çıkan kronik bir eklem hastalığıdır. 40 yaş ve üzeri kişilerde görülme sıklığı artar. Ayrıca ağır yük taşıma, istenmeyen günlük yaşam aktiviteleri, bedenin uzun süreli vibrasyona maruz kalması

Kardiyak Rehabilitasyon nedir? Rehabilite etmek, bozulan fonksiyon/fonksiyonları yerine getirmek için yapılan yöntemler bütünüdür. Fonksiyondaki bozuklukların hangi organ ve organlarda önemli değildir. Örneğin, beyin felci geçirmiş olabilirsiniz, bir yeriniz kırılmış olabilir, kalp ameliyatı geçirmiş veya doğum yapmış ya da Covid_19’a bağlı solunum sorunlarınız olabilir. Yani sorun her neredeyse o organa ve tüm vücuda daha iyi bir

Fibromiyalji kelimesi, birçok insan tarafından kullanılan ama tam olarak anlaşılmamış olan tıbbi bir terimdir. Sözlük anlamına baktığımızda daha çok yumuşak doku romatizması diye karşımıza çıkar ama rutinde bildiğimiz romatizma testlerinin hiçbiri bize fibromiyalji tanısını koymamıza yardımcı değildir. Yani hiçbir medikal test “evet bu kişide fibromiyalji vardır” diye bilgi veremez. Bu nedenle fibromiyalji tanısını koymadan önce

Epigenetik; DNA’da hiçbir değişiklik olmadan çevresel, stres, beslenme, egzersiz, yaşam şekilleri gibi birçok faktörlerden etkilenen RNA’nın kalıtsal değişiklikler oluşturması ve bir sonraki nesle aktarılması haline “epigenetik” denilmektedir. 1940’lı yılların başlarından itibaren epigenetik (genetiğin üstünde) ile ilgili çalışmalar başlamıştır. Son yıllarda ise özellikle kanser oluşumu, nedenleri ve tedavisi konusunda epigenetik bilim dalına yönelik kapsamlı çalışmalar yapılmakta

ÜSTE
Yardıma mı ihtiyacınız var?