Natal Fizik Tedavi MerkeziNatal Fizik Tedavi Merkezi

0 212 324 30 10 - 0 530 683 30 10 | natal@natalfiziktedavi.com
  • Anasayfa
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
  • F.T.R.
    • Ameliyatsız Bel Fıtığı
    • Ameliyatsız Boyun Fıtığı
    • Sinir Sıkışması
    • Ön Çarpraz Bağ Yaralanması
    • Fibromiyalji Tedavisi
    • Boyun Bel Düzleşmesi
    • Dirsek Ağrısı
    • Donuk Omuz Frozen
    • Omuz Ağrısı
    • Golfçü Dirseği
    • El Bileği
    • Origene
  • Teknolojiler ve Yöntemler
    • Manuel Terapi
    • Kinesiotape Uygulamaları
    • Jobs (Anti Ödem Tedavi)
    • Boyun Traksiyon Cihazı
    • Magnetoterapi
    • Klasik Elektroterapi Ajanları
    • Lenfödem Terapisi
    • Egzersiz Programı
      • Fonksiyonel Egzersiz Programı
      • Klinik Plates Egzersizleri
    • Osteopatik Yaklaşım
    • Facial Distorsiyon Modeli (FDM)
  • Anlaşmalı Kurumlar
  • Medya’da Natal
    • Görsel Medya
    • Yazılı Medya
  • Blog
  • İletişim
For International Patients
  • Ana Sayfa
  • Genel
  • Archive from category "Genel"
  • (
  • Page 8
  • )
26 Mayıs 2026

Category: Genel

Skolyoz Nedir?

Perşembe, 05 Eylül 2019 Natal Fizik Tedavi

Skolyoz nedir? Omurganın lateral eğriliği olarak tanımlanmasına rağmen 3 boyutlu bir deformitedir. Skolyozun şiddeti, başlangıç yaşı ve ilerlemesi bireylerde farklılık göstermektedir. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Birçok skolyoz ilerlemeden tespit edilirse cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebilmektedir.

Genellikle torakal ve lumbal eğrilikler daha sık görülmektedir.

Skolyoz’un Sınıflandırılması

Skolyozu fonksiyonel (yapısal olmayan) ve strüktürel(yapısal) skolyoz olarak ikiye ayırabiliriz. Fonksiyonel türe aynı zamanda Postüral Skolyoz’da denilmektedir. Altta yatan patolojik durum ortadan kalktıktan sonra postüral skolyozda düzelmektedir.

Skolyoz Türleri

1-İdiopatik Skolyoz

Nedeni bilinmeyen Skolyoz türüdür

İdiopatik skolyoz gelişmeye başladığı yaşa göre sınıflandırılmıştır.

  • İnfantil başlangıçlı idiopatik skolyoz: 0-3 yaş
  • Juvenil başlangıçlı idiopatik skolyoz: 4-9 yaş
  • Adolesan başlangıçlı idiopatik skolyoz: 10-18 yaş

2-Nöromüsküler Skolyoz

Temel nedeni kas ve sinir hastalıklarıdır.

3-Konjenital Skolyoz

Anne karnında çocuğun gelişimi sırasında omurga anormalliklerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Skolyoz türleri arasında en çok İdiopatik Skolyoz görülmektedir. Bunun dışında Konjenital ve Nöromüsküler Skolyoz diğer sık görülen türlerdir. Skolyoz tek başına olabileceği gibi kifoz ile birlikte de olabilir.

Kifoz Nedir?

Omurgaya yandan bakıldığı zaman torasik omurganın artmış eğriliğine denir. Halk arasında kamburluk olarak bilinmektedir. Kifoz sadece postüre bağlı gelişmişse çoğunlukla egzersiz ve uygun vücut postürü alışkanlığı kazandırılarak düzeltilebilmektedir.

Skolyoz’un Nedenleri

Bu hastalık altta yatan farklı hastalıklar nedeniyle görülebilmektedir. Ancak yapılan tüm çalışmalara rağmen idiopatik skolyozun nedeni ortaya konamamıştır. Genetik yanının olduğunu gösteren çalışmalar vardır fakat tam bir genetik geçiş şekli tanımlanamamıştır. Ayrıca genetik dışında çevresel faktörlerin skolyoz gelişimden etkili olabileceği düşünülmektedir. Bunlardan en önemlisi büyüme sırasında oluşabilecek problemlerdir. Bununla beraber herhangi bir sporun skolyoz oluşumuna neden olduğunu gösteren kuvvetli kanıtlar bulunmamaktadır. Bunların dışında kas ve sinir hastalıklarına, doğumsal omurga anomalilerine bağlı skolyoz görülmektedir.

Hastalarda Klinik Görüntü Nasıl Olur?

  • Bir omuz diğerine göre daha yüksekte olabilir.
  • Kollar yanda sarkıtıldığı zaman bir taraftaki kol vücutta daha uzakta durabilir.
  • Bir kürek kemiği diğerine göre daha yüksekte veya daha belirgin olabilir
  • Bir kalça diğerine göre daha yüksekte veya daha belirgin görünebilir.
  • Kafanın izdüşümü vücudun tam orta eksenine denk gelmeyebilir.
  • Hastadan omurgası yere paralel olana kadar eğilmesi istendiğinde sırtının bir tarafı diğerine göre yüksek görülebilir. Buna hörgüç görüntüsü denmektedir.
  • Göğüs kafesinin asimetrik duruşu gözlenebilir

Skolyoz Tedavisi

Tedaviye karar vermede eğriliğin derecesi, tipi, ağrı, eğriliğin ilerleyici olup olmadığı oldukça etkili faktörlerdir. Ayrıca tedavinin başarısında erken tanı çok önemlidir. Bu hastalık ilerleyebilir, aynı derecede kalabilir veya düzelebilir. Tedavi gidişatını belirleyen ana faktörde bu sürecin önceden tahmin edilmesidir.

Tedavi her hasta için farklı olmaktadır. Bu durum skolyoza ve hastadaki diğer ek patolojilere bağlı değişiklik göstermektedir.

Genellikle hastalara uygulanacak ilk tedavi yöntemleri cerrahi yöntemler dışındakilerdir. Bunlar vücudun düzgün postürünü sağlamaya yönelik fizik tedavi uygulamalarıdır.

Bu hastalığın tedavisinde amaçlarımız; postürü düzeltmek, esnekliği arttırmak, kas kuvveti dengesizliğini düzeltmek ve solunumu düzeltmektir. Bu amaçlar doğrultusunda hastanın durumuna göre uygun egzersiz programları belirlenmesi gerekmektedir.

Günümüzde bu hastalığın tedavisinde üç boyutlu tedavi yöntemi oldukça önemli hale gelmiştir. Üç boyutlu tedavi yöntemi 1921 yılından beri Almanya ‘da kullanılmaktadır. Mrs. Kathrine Schroth bu yöntemi ilk olarak kendisinde 11 yıl kullandıktan sonra, birçok bilgiyi bir araya getirerek, öğretilebilir bir yöntem mozaiği oluşturmuştur.

Skolyoz nedir
Skolyoz nedir

Yapılan çalışmalara göre bu tedavi yöntemiyle hastaların daha az kısmı cerrahiye gereksinim duymaktadır ve deformitelerinde belirgin oranlarda düzelmeler olmaktadır.

Üç boyutlu tedavi yöntemi ile puberteye bağlı skolyoz olgularında daha çok başarı sağlanmaktadır.

Üç boyutlu tedavisinde amaç:

  • Vertabra düzgünlüğünü sağlamak.
  • Düzgün postürün sağlanmak ve korunmak.
  • Bacak, ayak, sırt ve karın kaslarının kuvvetlendirmek.

Yapılan bütün egzersizler sırasında solunum egzersizleri kullanılmalıdır.

Skolyozun uygun endikasyonlarında ortezleme ve cerrahi yöntemlerde kullanılmaktadır. Şunu da unutmamalıyız hangi tedavi yöntemi uygulanırsa uygulansın egzersiz altın standarttır.

Ortezlemedeki amaç; eğrinin kontolünün sağlanması, dengenin arttırılması, kişinin dış görünüşünün düzeltilmesi, eğrilik artışının kontrol altına alınması ve cerrahi sonrası stabilizayonun sağlanmasıdır.

En çok kullanılan ortezler MİLWAUKE KORSESİ ve KOLTUK ALTI ortezlerdir.

Üzerinde durulması gereken diğer önemli bir nokta da skolyoza sahip kişilerde günlük yaşam aktivitelerinin, aktif tedaviler dışında bir sisteme oturtulması gerektiğidir. Dinlenme, oturma ve sosyal aktiviteler sırasında hastanın yapması gerekenler ve kaçınması gerekenler pozisyonlar çok iyi bir şekilde belirtilmelidir. Eğriliği artırıcı pozisyon ve hareketlerden uzak durulmalıdır, uyuma ve dinlenme pozisyonları düzgün postürlerde olmalıdır.

Skolyoz Nedir?

Bu hastalık hakkında bilgiler, tedavi yöntemleri ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

15 derece skolyoz30 derece skolyoz40 derece skolyozidiopatik skolyozkifozkifoz nedirkonjenital skolyoznöromüsküler skolyozomurga eğriliğiomurga eğriliği fizik tedaviomurga eğriliği fizik tedavi hareketleriomurga eğriliği korsesiomurga eğriliği nediromurga latinceskolyozskolyoz çeşitleriskolyoz dereceleriskolyoz fizik tedavi
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Omuz Ağrıları İçin En Başarılı Tedavi Seçeneği Fizik Tedavidir

Salı, 03 Eylül 2019 Natal Fizik Tedavi
Omuz Ağrısı Fizik Tedavi

Sadece yaşlılarda değil, genç ve orta yaşlı kişilerde de en sık gördüğümüz şikayetlerden biri omuz ağrısıdır. Omuz ağrıları düşme, çarpma, çekme, asılı kalma gibi kollara yönelik bir darbe veya kaza sonucu oluşabileceği gibi kendiliğinden ve yavaş yavaş da başlayabilir. Bu durumda hastanın bir sağlık kuruluşuna başvurmakta gecikme ihtimali daha fazladır. İşte omuz ağrılarında en kritik sorun da budur. Tedavi edilmeyen omuz ağrıları sinsi bir şekilde ilerleyerek omuz hareketlerinin kısıtlanmasına, hatta donuk omuz denen ve hayatı ciddi biçimde kısıtlayan bir duruma yol açabilir.

Omuz ağrısı olan hastalar özellikle giyinip soyunurken ağrı ve kısıtlılık hissederler. Üst raflardan bir şey alırken, askıya bir şey asarken, ceket giyerken veya kadınlarda sutyen kopçası bağlarken zorluk çekmek ve ağrı hissetmek tipiktir. Omuz ağrısı olan kişiler eğer istirahat halindeyken veya geceleri yatarken de ağrı duymaya başlamışlarsa bunu olumsuz bir sinyal olarak değerlendirmek gerekir. İleri durumlarda ağrıyan omuz üzerine yatamamak veya gece ağrıyla uyanmak sık görülen tatsız belirtilerdir.

Omuz ağrısının en sık görülen nedenleri arasında kasları kemiklere bağlayan ve kol hareketi sırasında kemik altında kayma hareketi yapan kas kirişlerinin sıkışması ve iltihaplanması (tendinit), eklem hareketlerini kolaylaştıran bazı zarların su toplaması (bursit) ve bir düşme ya da çarpmanın olduğu durumlarda bu kirişlerin yırtılması sayılabilir. Ayrıca omuz eklemini çevreleyen kapsül de iltihaplanabilir.

Omuz ağrısına neden olan sorun nadiren kemiklerle ilgilidir. Diz ve kalça ekleminde sık görülen kireçlenme de omuzda az görülür. Yani sorun genellikle kemik ve eklemle değil, kas ve yumuşak dokularla ilgilidir.

Bu nedenle omuz ağrılarının tedavisinde fizik tedavi ve egzersiz her zaman birinci seçenektir. Ortopedik müdahaleler ve ameliyat ancak ciddi tendon yırtıklarında, kemik kırıklarında veya fizik tedaviyle iyileşmeyen vakalarda düşünülmelidir. 

Omuz ağrıları bizim fizik tedaviyle en hızlı sonuç aldığımız ve en başarılı olduğumuz hastalıklar arasındadır. Tedaviyi zorlaştırmamak için geç kalmamak ve egzersiz yapmaktan kaçınmamak gerektiğini unutmamak kaydıyla.

Omuz Ağrıları

Omuz ağrılarınızla ile ilgili konular için bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz.

Fizik Tedavikadınlarda sırt ağrısıomurga ağrısı nedeniomurga kemiği acımasıomuz ağrısısağ sırt ağrısı nedenlerisırtın ortasına vuran ağrısırtta bıçak saplanır gibi ağrısol sırt ağrısı nedenleriüst omurga ağrısı
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

NATAL Sağlıklı Beslenme Programı

Cuma, 15 Mart 2019 Natal Fizik Tedavi

6 haftalık oluşturulan beslenme programımızda asıl amaç dengeli ve sağlıklı bir şekilde birlikte belirlediğimiz hedefe ulaşmaktır.

Diyetisyen görüşmelerimiz haftada 1 olmak üzere ayda 4 kez gerçekleştirilmektedir. Kontroller dışında gerçekleşecek herhangi bir durumda danışanlarımıza kilo kontrolü sağlamakta zorlanan kişilerin her zaman bilgi ve destek için iletişime geçebilecekleri numara verilir.

Sağlıklı Beslenme Programı
Sağlıklı Beslenme Programı

İlk görüşmede detaylı olarak beslenme alışkanlıklarınız (yemek saatleri, günlük sıvı tüketimi, yemek içerikleri, sevdiğiniz-sevmediğiniz besinler) , eğer varsa hastalıklarınız ve sürekli kullandığınız ilaçlarınız hakkında bilgi alınır.  Analiz cihazı ile başlangıç kilonuz ve vücudunuzdaki yağ, kas ve sıvı oranları kaydedilir ve bazal metabolizma hızı hesaplanır. Metabolizmanızı daha yakından tanıyarak daha verimli sonuç alabilmek adına sizden haftanın 3 günü (2 gün hafta içi,1 gün hafta sonu) gün boyunda tükettiğiniz gıdaların saatli aksatılmadan porsiyonlu bir şekilde yazılması istenir.2. randevunuza gelirken yanınızda beslenme notlarınız ve son 6 ay içinde yapılmış kan tetkikleri varsa doktorunuzun diyetisyene yazdığı notları, kullandığınız ilaçların isimlerini, sağlık raporlarınızı getirmelisiniz. Yapılmış kan tetkikleriniz yoksa ilk görüşmeden sonra diyetisyen sizi gerekli tıbbi bölüme yönlendirecektir.  Verilen bilgiler ışığında hedef kilo belirlenerek danışanla birlikte uygulayabileceği beslenme programı oluşturulur. Oluşturulan bu program haftalık olarak kontrol edilir yapılması gereken değişiklikler yapılır.Haftalık diyet programı kişiye göre güncellenir. Hastaya göre değişmekte olan 1 ayda verilmesi/alınması gereken hedef kilo aralığı 4 ile 6 kilo arasında değişmektedir. Hedef kiloya ulaşıldığında ise danışana 1 yıllık koruma programı hakkında bilgi verilir.

Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Yaş Almışlarda Rehabilitasyon

Salı, 13 Şubat 2018 Natal Fizik Tedavi

İnsanlar yaşamında yaşlılık büyüme ve gelişmenin ileri evresidir. Yaşlanma molekül, hücre, doku ve organ ve sistem düzeyinde yapısal ve fonksiyonel olarak ortaya çıkan değişimsel kayba bağlı bir süreçtir.

Evrimsel yaşlanma teorisi derki, farklı özelliklere sahip bireyler, genetik yapıları ve çevresel etmenlerin etkileşimi ile ortama uyum kapasitelerine ve çevresel etmenlerin niteliğine bağlı olarak doğal seleksiyona uğrarlar. Uygun koşullar sağlanırsa bireyin evrimsel sürecinde daha uzun yaşamasını sağlayan özellikler geliştirmesine neden olur.

Bireylerin farklı ömür uzunluğuna ve yaşlanma biçimine sahip olmaları, yaşlanmanın biyolojik, kronolojik, patolojik, ruhsal, sosyal ve ekonomik yönlerinin olması, yaşlanmanın birikimli ve kompleks bir biyolojik olay olduğunun göstergesidir.

Geriatrik rehabilitasyon yaşlıda fizyolojik kayba veya çeşitli hastalıklara bağlı gelişen işlevsel anlamdaki kötüleşmenin önlenmesi, geciktirilmesi, en aza indirilmesi yaşlının max. fonksiyonel kapasiteye ulaşması  amacı ile verilen hizmetlerin tamamıdır.

Her yaşlı birey aktif olmak ve yaşam kalitesini korumak  ister.

Geriatrik rehabilitasyon planı kişiye özel olarak yaşlının kendine göre ihtiyaçları  belirlenerek planlanır. Bu plan için ön koşul geriatrik hastanın işlevsel değerlendirmesinin yapılmasıdır.

İşlevsel (Fonksiyonel) değerlendirme sonrasında hastanın fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları fizyolojik, sosyal, ekonomik, ailevi, bilişsel, kültürel ve sosyal durumları yanı sıra eldeki mevcut imkanlar göz önüne alınarak belirlenir. Bu program yalnızca hastalıkların tedavisi ile ilgili değildir, aynı zamanda bireyin tüm ihtiyaçlarını kapsamalıdır.

Geriatrik rehabilitasyonun temel ilkeleri:

  • İşlevsel düzeyi belirlemek
  • Değişen fizyolojiyi değerlendirmek
  • Ailenin beklentilerini belirlemek
  • Psikolojik durumunu belirlemek
  • Hastanın hedeflerini ve motivasyonunu belirlemek
  • Hastalarda birbirini etkileyen pek çok bozukluğun olabileceğini bilmek
  • Tanıyı değil tedaviyi ve işlevi amaçlamak
  • İşlevin tekrar kazanılabileceğini bilmek
  • Gelişmenin yavaş ortaya çıkacağını bilmek
  • Eldeki mevcut kaynak ve seçenekleri değerlendirmek
  • En az sayıda ilaç kullanmak
  • Hareketsizliği önlemek
  • Göreve özgün egzersiz programını belirlemek, programı basit tutmak ve Sosyal yaşam için etkinliğini artırmayı desteklemek.

Geriatrik rehabilitasyon farklı branşlarda hekim ve fizyoterapist, beslenme uzmanı, iş uğraşı terapisti psikolog gibi uzmanlık alanlarından oluşan  multidisipliner bir ekip tarafından yapılmalıdır.

Yaşlılarda egzersiz planlamalarında tüm kas grupları aktiviteye dahil edilmelidir. Basit egzersizler verilir ve çok tekrar önerilir. Kısa egzersiz süresini takiben uygun istirahat dönemi olmalıdır.

Yaşlılarda egzersiz verilme amaçları, günlük aktiviteleri uygulamak için gerekli olan enerjiyi sağlamak,kondisyonu düzeltmek, iyileşmeyi kolaylaştırmak ve stresle kolay başa çıkabilmeyi sağlamak, dengeyi düzeltmek, diğer insanlarla bütünleşme için fırsat oluşturmak ve daha fazla mutluluğu yakalamak olmalıdır.

Egzersizler kas kitlesini artırır, reaksiyon zamanını azaltır, kemik kitlesini artırır, ağrının azalmasını sağlar, kırık riskini azaltır; obezite,diyabet ve hipertansiyon, hiperlipidemi üzerindeki olumlu etkileri vardır. Ayrıca yaşlılarda en önemli sorun yaşam enerjisinin düşmesi buna bağlı immün sistem zafiyeti nedeniyle erken enfeksiyona yakalanma ve maalesef geç iyileşme ve veya hastanın kaybı şeklinde görülür. Egzersizler psikolojik açıdan yaşlının hayata tutunmasını sağlayan çok önemli motivasyon kaynağıdır.

Egzersiz programında dikkat edilmesi gerekenler hususlar için şöyle özetleyebiliriz. Hastaya alınacak tedbirler iyice anlatılmalıdır. İleri derecede hareket kısıtlılığı olan eklemdeki egzersizler modifiye edilmelidir. Hiç bir zaman hiçbir egzersiz ağrıya rağmen yapılmamalı, mutlaka ağrı sınırı içinde ve hastanın kalp, yüksek tansiyon, osteoporoz, incelmiş deri, kognitif yetersizlikleri göz önüne alınarak tedavisi düzenlenmelidir. Eğer var ise hastanın kullandığı ilacın egzersiz üzerindeki etkisi belirlenmelidir.

Yaşlılarda susuzluk hissi azaldığı için dehidratasyona karşı egzersiz boyunca dikkatli olunmalıdır. Yaşlılarda termoregülasyon merkezi de bozulduğundan çok sıcak, çok soğuk ve nemli ortamlarda dikkatli olunmalıdır.

Yaşlılara özellikle denge egzersizleri, kuvvetlendirme egzersizleri, aerobik egzersizler, faydalı olacaktır.

Yaşlılarda beslenme planı da çok önemlidir; Sıklıkla rastlanılan besin ögesi yetersizliği durumunun düşünülmesi hem de kronik hastalıkların önlenmesi, varsa tıbbi beslenme tedavisinin yapılması hedef alınmalıdır. Yaşlılarda uygulanan diyetler bireye özgü olmalıdır.Yaşlanmaya bağlı olarak oluşan fizyolojik ve metabolik değişiklikler, kronik hastalıklar ve sürekli ilaç kullanımı, enerji ve diğer bazı besin ögelerinin gereksinmesinde değişikliklere neden olmaktadır.Bunlar; protein, kalsiyum, D vitamini, C vitamini, demir, A vitamini, folik asit, B12 vitamini, çinko ve sudur. Posadan zengin besinlerin yeterli tüketilmesi sindirime yardımcı olacak ve konstipasyon gibi hastalıkları önleyecektir.

İnsan ömrü her on yılda önemli oranlarda artık uzadığını biliyoruz. Kronik hastalıklar ve yatağa bağlı yaşam ekonomik, sosyol, psikolojik ve çok yönlü olumsuz koşullar doğurmakta, hastanın kendisi ve yakınları için bu süreç zorlu  devam etmektedir. Hareketin özgürlük olduğunu unutmaz isek hareketsiz yaşamın bağımlılık olduğunu kabul etmek zorundayız.

Yaşlılarda hedef ölüme kadar olan yaşamda özgürlüğün mümkün mertebe devamlılığını sağlamak, yaşlıyı  hayata dahil etmek, ona yüksek seviyede anlayış ve doğru yaklaşımla hayat motivasyonunu arttırmak olmalıdır.

rehabilitasyonyaş almışlarda rehabilitasyon
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu( Refleks Sempatik Distrofi)

Cumartesi, 16 Aralık 2017 Natal Fizik Tedavi

Çoğunlukla travma( kırıklar) veya cerrahi girişim ile ender olarak da serebrovasküler olay ve miyokard enfarktüs sonrasında etkilenen ekstremitenin bir bölümünde sürekli ağrı ile karakterize, otonom sinir sitemi disfonksiyonu, sempatik hiperaktivite ile birlikte distrofik değişikliklerinde olduğu bir ağrı sendromudur. Bu olaylar kollarda veya bacaklarda gelişmektedir.Ağrı genellikle yanma hissi şeklinde ortaya çıkmaktadırve sebep olan durumdan daha şiddetli bir ağrı hissedilmektedir.

Ağrıya eşlik eden diğer bulgular; tutukluk, ödem, vazomotor-distrofik-atrofik değişiklerdir.

Otonomik disfonksiyona bağlı olarak; deri ısısı sıcaktan soğuğa doğru, renkte kırmızıdan soluk ve siyanoza doğru gitmektedir. Ödem genellikle dorsal ve distaldedir.

Trofik değişikliklere bağlı olarak; İlk dönemde kıllanmada artış olurken ilerleyen dönemlerde kılların dökülmesi, tırnakların kalınlaşması ve kırılması gibi problemler görülmektedir. Aynı zamanda kaslarda atrofi ve deride incelme de meydana gelmektedir. Motor fonksiyonlarda da kayıplar olabilmektedir.( zayıflık, tremor, distoni). Bütün bu problemlerin dışında hastalarda depresyon, anksiyete ve uyku bozukluğu gibi psikolojik problemlerde görülebilmektedir.

KOMPLEKS BÖLGESEL AĞRI SENDROMUNDA VELDMAN TARAFINDAN BELİRLENMİŞ TANI KRİTERLERİ TANIMLANMIŞ. BUNLAR:

KRİTER1

  • Ağrı
  • Diğer ekstremite ile karşılaştırıldığında ısı farkı
  • Diğer ekstremite ile karşılaştırıldığında hacimde asimetri
  • Aktif eklem hareketlerinde kısıtlılık

KRİTER2

  • Egzersiz sırasında-sonrasında bu semptomların görülmesi, artması

KRİTER3

  • Bu semptomların başlatıcı primer travma yerinden daha geniş bir alanda olması

Rehabilitasyonunda amaçları; hipersensitif dokuların taktil desensitizasyonunun sağlanması, ekstremitedeki ödemin azaltılması, hastadaki hareket fobisini ortadan kaldırmaya çalışmasıdır. Tedavi programı hastalar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildikten sonra planlanır.

Sağlıklı günler dilerim…

Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Ekonomik Kaygılarımız ve Bel Ağrılarımız 

Çarşamba, 22 Kasım 2017 Natal Fizik Tedavi

Ağrı, muhtemelen insanoğlu var olduğundan beri var. Tıp dünyası, ağrının nedenleri ve ağrıyı gidermekle ilgili uzun yıllardır uğraşıyor. Bugün geldiğimiz nokta, teknoloji ve ilaç sektörü açısından 50 yıl öncesi ile mukayese dahi edilemez. Ancak hepimizin bildiği gibi tüm bu pozitif ilerleme, hastaya şifa açısından aynı oranda maalesef yansımıyor. Şu anda bu satırları okurken birçoğunuz “Aylardır belim ağrıyor, çeşitli doktorlara gittim, her şeye bakıldı, hiçbir şey bulunamadı ama belim ağrımaya devam ediyor” diyorsunuz.

Biz kliniğimizde bu ve buna benzer şikâyetlerle gelen birçok hastayı tedavi ediyoruz. Öncelikle yaklaşık son 10 yıldır biliyoruz ki, MR cihazları, laboratuvar tetkikleri, güçlü ağrı kesiciler, klasik fizik tedavi uygulamaları veya birçok yöntem hastayı tedavi etmiyor. Bize göre tedavide birinci prensip, hastayı ilk gördüğünüz gün ayırabileceğiniz maksimum zamanı ayırmak ve bununla birlikte hastanın ağrısını anlamaya yönelik çalışmalar yapmaktır. Günümüzde kişinin hasta olmasında bir çok faktörün bir arada olduğunu, bunlardan bazen bir tanesinin, bazen de birçok faktörün bir araya gelerek yarayı veya ağrıyı oluşturduğunu biliyoruz. Nedir bu faktörler?

  • Fiziksel nedenler
  • İmmünolojik nedenler
  • Sosyal nedenler (aile,iş,çevre vb. faktörler)
  • Beslenme
  • Cinsel nedenler

Tüm bu faktörlere yeteri kadar zaman ayırıp baktığınızda, bazen ağrının hiçbir fiziksel nedenden kaynaklanmadığını görebiliyorsunuz.

27 yıl önce kliniğimizi açtığımızda bel hastalarımız genelde orta yaşın üzerinde, dejenerasyona bağlı şikâyetleri olan kişilerdi. Bugün bel ağrılı hastalarımızda görüyoruz ki, yaşın bir önemi kalmadı.Ekonomik kaygılar ciddi miyofasial gerilimlere, kas spazmlarına, eklem hareket kısıtlılığına,hareket esneklik kaybına,hatta erken tedavi edilmeyen durumlarda oluşan adele spazmı ve onunla devam eden yanlış postür ve hareketlerin varlığı disklerde sorunlara ve sanki bel fıtığı varmış gibi siyatalji ağrılarına sebebiyet vermektedir. İlk bakışta kas gevşetici ve ağrı kesici ile şikâyetleri hafifleyen hasta, uzun dönemde hiçbir gerçek iyileşmenin olmadığını görerek umutsuzluğa kapılır ve öğrenilmiş çaresizlikle,“Bu ağrı benim artık arkadaşım, bununla yaşamayı öğrenmeliyim” sonucunu çıkarmaktadır. Oysaki yaşadığımız her olumsuz duygunun bedenimizde bir yerde imzası vardır.  Son yıllarda gördük ki, ekonomik kaygılar, özellikle erkek hastalarımızda ciddi bel ağrı sorunlarına yol açmaktadır. “Peki, nasıl olacak? Ekonomik problemlerimi mi düzelteceksinizde benim ağrım geçecek?” derseniz, cevabımız şu olacak: İnsan, bilinmeyenden korkar. Bildiğiniz şey için vücudunuz aynı zamanda savunma ve bertaraf etme mekanizmalarını devreye sokarak yaranızı iyileştirir. Dolayısıyla etkili bir hasta değerlendirmesinde hastayı anlayıp beyninin kodladığı sorunu dekode etme yaklaşımı yararlı olacaktır. Yani hastalığın zihinsel nedenini bulursanız ve aynı zamanda geçirilmiş süreçte oluşan fiziksel, istenmeyen sorunları manüel terapi, elektro terapi, egzersiz gibi yöntemlerle yüzde yüz şifa sağlarsınız.

Bel ağrısı kader değildir, arkadaşınızda olmak zorunda değildir.

Sağlıklı günler dilerim…

bel ağrısıekonomik kaygılar ve ağrılar
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Yaşlılar İçin Egzersizin Önemi

Çarşamba, 10 Mayıs 2017 Natal Fizik Tedavi

Yaşlanmaya bağlı, tüm organ sistemlerinde yapısal ve fonksiyonel değişiklikler ve bunun sonucu olarak da aerobik kapasite, kas kitlesi ve kas gücünde azalma olmaktadır. Buna bağlı olarak egzersiz ve fiziksel aktivite önem kazanmaktadır. Genellikle yaşlılık denilince herkesin aklına kronolojik yaş gelmektedir. Ancak kronolojik yaş ile fiziksel yaş arasındaki ilişki zayıftır bunun sebebi her bireyin farklı özelliklere sahip olmasıdır. Kronolojik yaş kişinin fiziksel durumunu ve fonksiyonel kapasitesini tam olarak göstermemektedir. Bu nedenle yaşlılığın en önemli göstergesi, fonksiyonel kapasite ve disabilitedir (yetersizliktir). Planlanan tedavi programında ana hedef fonksiyonel kapasiteyi arttırmak olmalıdır. Buradaki amacımızda yaşam kalitesini artırmaktır.

Fizyoterapistler tarafından farklı gruplara, grubun özelliklerine göre egzersizler verilmektedir. Burada, önemli olan nokta tedavinin kişisel olduğu ve egzersiz reçetesinin kişisel gereksinimler göz önüne alınarak hazırlanması gerektiğidir. Örneğin; yaşlı kişilerin bir kısmında görme ve işitme etkilenirken, bazı kişilerde denge etkilenebilir Ayrıntılı bir değerlendirmeden sonra egzersiz programları belirlenmelidir.

Egzersizin Önemi

Sağlık alanındaki gelişmeler, diyetler ve genel yaşamın düzenlenmesi, hayattan daha büyük beklentileri beraberinde getirmektedir. Sherpard, yaşlılarda egzersizin yararlarını;

–Sağlığın geliştirilmesi: Yaşlanma ile kardiyovasküler hastalıkların riskini de artırmaktadır. Düzenli egzersiz yapılması, yaşlılar dahil tüm popülasyonda riski azaltmaktadır. Ayrıca, egzersizin kemik kütlesi üzerinde de olumlu etkileri bulunup, post-menapozal kemik kaybını da engellemektedir.

Egzersizlerle beraber yaşlı bireylerin, fonksiyonlarını ve bağımsız yaşamlarını sürdürmelerinde önemli gelişmeler olmuştur. 70’li yaşlarda, sedanter kişilerin esnekliği %20-30 azalmakta, bu durum fonksiyonelliği azaltmaktadır. Kısa bir süre sonra banyo, giyinme, yatağa girme ve çıkma gibi kendine bakım ve mobilite aktivitelerinde problemler başlamaktadır.

–Sosyal ilişkilerin artırılması: İzolasyon ve bunun sonucu mental uyarıların azalması, partner kaybı, mobilite kaybı, görme ve işitme problemleri bir araya gelerek grup aktivitelerine katılımı zorlaştırabilir.

–Serebral fonksiyonlarda artışın olması: Yaşlılarda aerobik kondüsyon egzersizlerini takiben fonksiyonun arttığını, bu artışın da egzersiz sırasında kan basıncının yükselmesi ile serebral perfüzyondaki artış nedeniyle olduğu belirtilmektedir.

Egzersizin, ayrıca vücut imajını arttırdığı, kendine güveni geliştirdiği, hastaların kızgınlık, depresyon ve anksiyetelerini azalttığı gözlemlenmiştir.

Yaşlılar İçin Egzersizin Önemi
Yaşlılar İçin Egzersizin Önemi

Önemli Noktalar

  • Düşük ve orta şiddetli egzersizler yapılmalı, şiddetli egzersizlerden kaçınılmalıdır.(en az 30 dakika)
  • Yürüme, sandalye egzersizleri gibi ağırlığın tam olarak taşıtılamadığı egzersizler tercih edilmelidir.
  • Fonksiyonel gelişime yönelik egzersizler hedeflenmelidir.
  • Uzun süreli ve karmaşık egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Şiddetli dispne, baş dönmesi, anjina gibi semptomlar yakından takip edilmelidir.
  • Dans etmek, yüzmek gibi grup sporlarına katılım sağlanmalıdır.
  • Program yaş, sağlık durumu ve kişisel yeteneklere göre düzenlenmelidir.
  • Bazı bireyler egzersiz programlarının kardiopulmoner problemler yaratacağından endişe duyabilirler. Yürüme, jogging, dirençli egzersizler, yaşam tarzı modifikasyonu gibi orta dereceli fiziksel aktivitelere, hemen hemen tüm geriatrik popülasyon emin olarak katılabilir. İleri yaş egzersiz programına başlamak içim kontraendike bir durum değildir.

Seçilecek egzersizler kişinin özelliklerine göre belirlenir. Yaşlı popülasyon için en uygun egzersizler:

  1. Aerobik Egzersizler (Kardiyopulmoner dayanıklılığı geliştirmek için etkilidir.)
  2. Dirençli (Kuvvetlendirme) Egzersizler
  3. Germe Egzersizleri (Germe egzersizleri kas kuvvetini ve kardiopulmoner dayanıklılığı artırmaz. Ancak aerobik ve dirençli egzersizler öncesinde ve sonrasında 10-15 dakikalık germe egzersizleri, özellikle yaralanmaların engellenmesi açısından faydalıdır.)
  4. Isınma ve Soğuma Egzersizleri

Bireyle ayrıntılı bir değerlendirmeden sonra onlara en uygun egzersiz programlarını güvenli bir şekilde yapılabilmektedir.

Bize Ulaşın

Egzersiz ile ilgili konular için bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz.

yaşlılar için bacak egzersizleriyaşlılar için beyin egzersiziyaşlılar için denge egzersizleriyaşlılar için egzersizyaşlılar için egzersiz aletleriyaşlılar için egzersiz hareketleriyaşlılar için egzersiz önerileriyaşlılar için egzersiz programıyaşlılar için egzersiz uygulamalarının önemiYaşlılar İçin Egzersizin Önemiyaşlılar için evde egzersizyaşlılar ve egzersizyaşlılara egzersiz hareketleri
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Shiatsu Nedir?

Çarşamba, 10 Mayıs 2017 Natal Fizik Tedavi

Japon sanatı Shiatsu, binlerce yıldır iyileştirici ve sağlığı koruyucu bir sistem olarak bilinmektedir.

Shi parmak, Atsu basınç anlamına gelmektedir. Shiatsu daha önceki dönemlerde uygulanmasına rağmen 1900’larda sistematize edilmiş ve yaygın bir şekilde tedavi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Shiatsu tekniği vücuttaki dengesizliği, sağlık problemlerini düzeltmek ve sağlığı koruyup geliştirmek amacıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Shiatsu insanın kendini bedensel, zihinsel ve ruhsal açıdan daha sağlıklı ve zinde hissetmesini sağlamaktadır.

Qi kavramı yaşam enerjisi olarak bilinmektedir. Qi, vücudun içinde sürekli vardır ve aktiftir. Aynı zamanda Qi akışının dengeli olması bütün yaşamsal faaliyetler üzerinde olumlu etkiler oluşturmaktadır. Shiatsu’nunda temeli bu yaşam enerjisini kullanmaktır.

Shiatsu masajı nasıl yapılır?

Vücut üzerindeki belirli bölgelere elin içi veya parmaklarla basınç uygulama tekniğini kapsar. Shiatsu’daki bu dokunma bölgelerine Tsubo denilmektedir. Diğer masaj tekniklerinde olduğu gibi dokunmayı temel alır. Uygulamaları genel olarak; dokunma, basınç uygulama, darbeleme, sallama, esnetme ve eklem çalıştırma tekniklerini içerir. Uygulanan basınçlar ritmik olmalıdır. Ayrıca aşırı basınç uygulamaktan kaçınılmalıdır ve yapılan alanın anatomisi çok iyi bilinmelidir. Uygulama süresi de dokunulan bölgede vibrasyonel değişiklikler yaratacak uzunlukta olmalıdır.

Shiatsu
Shiatsu

Shiatsu’da önemli olan nokta iyileşmede kişinin kendi enerjisini kullanmasıdır. Uygulayan kişi burada katalizör olarak görev yapar ve iyileşmeyi destekler. Az miktarda bir çabayla Qi dengesi oldukça olumlu etkileyen bir yöntem olarak günümüzde kullanılmaktadır.

Shiatsu’nun Kullanım Alanları

  • Boyun, bel, omuz, sırt problemleri
  • Atritler
  • Depresyon
  • Anksiyeteyi içeren kas iskelet sistemi problemleri
  • Psikolojik problemler
  • Uyku problemleri
  • Baş ağrısı, migren
  • Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesinde
  • Stresin azaltılması

Shiatsu

Japon sanatı hakkında detaylı bilgi için bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz.

QiShiatsushiatsu masajıShiatsu nedirŞiatsuŞiatsu masajıTsubo
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Plantar Fasciitis Nedir?

Çarşamba, 10 Mayıs 2017 Natal Fizik Tedavi

Plantar fasciitis, en yaygın topuk ağrısı nedenidir. Ayak tabanının altında ağrılı inflamasyondur. Plantar fasyanın enflamasyonu ve kalınlaşmasıdır. Plantar fasyanın özellikle kalkaneus’a yapışma yerinde tekrarlayan mikrotravmalar sonucu oluşan aşırı kullanım yaralanmasıdır.

Plantar Fasya

Medial kalkaneal tuberositastan başlayarak metatars kemiklerin başlarına ayrı ayrı yapışan çok katlı fibröz bir aponörozdur. Bu fasya ayak tabanında ayak kemiklerini destekler ve yürümeye yardımcı olur.Ayağın kavisini oluşturmakta da önemli görev üstlenir.Longitidunal arkı destekler.

Mekanizması

Fibröz aponevröz olan bu yapıda repetitif traksiyon stresi sonucu mikro yırtılmalar ve yapışma yerinde zorlanmalar olur.Yaralı dokunun oluşması fasyayı daha az esnek yapar ve ayağın daha fazla gerilmesine neden olur.

Biyomekanik Etyolojisi

Aşırı subtalar eklemin pronasyonu(DF-Eversiyon-ABD), kemer yapısını alçaltır,ayağı uzatır ve plantar fasya üzerinde çekimsel bir kuvvet yaratır.Zamanla bu çekimsel kuvvet fasyanın ve çevre dokuların iltihaplanmasıyla sonuçlanır.Kemerde ve topukta ağrıya neden olur

Ayrıca hastada kalkaneal spur oluşumu gelişebilir. Bu ağrının değil patolojinin bir sonucudur. Çekimsel kuvvetler kalkaneal çıkıntıda bir kemik gelişimine yol açar ve bu da topuk merkezinde sağda keskin bir ağrıyla sonuçlanır.

Plantar Fasciitis
Plantar Fasciitis

Plantar Fasciitis – Kalkaneal Spur

Topuk dikeni olarak bilinmektedir. Plantar fasya ile kalkaneus’un birleşim yerinde kronik süreçte kalsiyum çökmesi ile oluşur.

Topuk dikeni genel olarak ayak kas ve bağlarının zorlanması ve topuk kemiğini saran zarın aşınması sonucu ortaya çıkar. Özellikle koşma ve sıçrama aktivitelerine büyük zaman ayıran sporcularda sık rastlanır.

Topuk dikeni oluşumu plantar fasiitis nedeniyle ayak ağrıları çeken hastalarda yaygın olarak görülür.Ancak topuk dikeni mutlaka iltihaplanmaya bağlı görülmez.Bazı artrit çeşitlerininde topuk dikenine yol açtığı ve üstelik ağrı yapmadığı bilinmektedir.

Topuk dikeni orta yaşta kadın ve erkeklerde sık rastlanmaktadır.Fakat hemen hemen her yaş grubunu etkileyebilir.

Tedavisinde son yıllarda yaygınlaşan ESWT kullanılabilir.Genel olarak tedavisi plantar fasiite benzer.

Nedenleri

  • Kilo artışı
  • Hamileliğin son dönemlerinde
  • Sporcularda %10 kuralına uymayıp tempolarını arttırmalarına bağlı
  • Uzun süre ayakta durmaya bağlı
  • Yürüme.ayakta durma.merdiven çıkmayı arttırma
  • Yüksek topuklu ayakkabı giyme
  • Sıçrama aktivitelerini çok yapma
  • Pes planus-pes cavus
  • Ayakta bulunan arkın sert olması
  • Aşırı pronasyon
  • Kötü ayakkabı seçimi

Genel olarak sporcularda özellikle koşucularda antrenman programında yapılan değişikler sonucu görülür.(koşu volmünün birden arttırılması.) Sporcu olmayan kişilerde ise uzun süreli sert zeminde yürüme, ayakta durma ya da merdiven çıkma sırasında görülür.

Semptomları

Hastalar ayaklarının altında özellikle plantar fasyanın kalkaneusa yapışma yerinde şiddetli ağrıdan yakınırlar.Ağrı genellikle ayakta dururken veya sabah uyandığında ilk adımı attığında ya da uzun süreli oturmayı takiben kalkıp adım atarken şiddetlidir.

Hastalar sabah uyandıklarında, ilk adım attıkları zaman iğne batmış gibi ya da bıçak saplamış gibi bir acı hissederler. Günün ilerleyen saatlerinde kişilerin hissettikleri bu acı künt bir ağrıya dönüşür.

  • Sert zeminde yürümeyle semptomlar kötüleşir.
  • Muayenede plantar fasyanın palpasyonunda ağrı vardır.
  • Baş parmak DF ağrılı olabilir.
  • Uyurken ağrısı olmaz.(ayak pozisyonundan dolayı.)
  • Semptomlara bağlı ilerleyen dönemlerde kalça ve diz hareketlerinde kısıtlılık gelişebilir.
  • Topuk ağrısına bağlı kişide basış problemleri olabilir.
  • Genel olarak bacağın arka grup kaslarında gerginlik gelişebilir.
  • Daha çok 40-60 yaş arası görülür.

Değerlendirme

  • Hikaye
  • İnspeksiyon
  • Palpasyon
  • Ağrı değerlendirmesi
  • Normal eklem hareket açıklığı değerlendirmesi
  • Kas gücü değerlendirmesi
  • Postur analizi
  • Taban izi görüntülenmesi
  • Yürüme analizi
  • Ayak ve parmaklarda deformite değerlendirmesi
  • Duyu değerlendirmesi
  • Fonksiyonel değerlendirme

Hastalarda tedaviye geçmeden önce AKTİVİTE MODİFİKASYONU yapılır:

  • Eğer koşucuysa koşu temposu düşürüp. Antrenmanlarını yeniden düzenlemesini isteriz.
  • Hastanın iyi yapılmış ve ayağa uygun ayakkabı giymesini isteriz.
  • Kilo kontrolü gereklidir.
  • Topuğa tekrarlayıcı yük binmesi engellenmelidir.
  • Yataktan kalkmadan önce mutlaka esneme egzersizlerini yapmalıdır.Gün içerisinde tekrarlamalıdır.
  • Tabanı sert ve topuklu ayakkabılardan uzak durmalıdır.
  • Tabanlık kullanımı
  • Ağrılı durumlarda buz uygulaması

Tedavi

1-İstirahat (hasta ağrısı geçene kadar dinlenmeli ve buz uygulaması yapmalıdır.)

2-Anti-inflamatuar ilaç kullanımı

3-Topuk yastıkları

4-Pronasyon durumunda topuk iç kısmından taban takviyesi

5-Ayak ortezleri kullanımı tavsiye edilir.Gece splintleri posterior bacak kasları ve plantar fasyanın esnekliğinin devamının sağlanmasında etkili olabilir.

6-Kortizon enjeksiyonu

7-Fizik Tedavi

  • Elektroterapi
  • Egzersizler
  • Buz masajı
  • Friksiyon masajı
  • Bantlama (arkın desteklenmesi için)
  • Güçlendirme: İzometrik-izotonik
  • Denge çalışması

Plantar Fasciitis

Plantar Fasciitis ile ilgili konular için bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz.

Kalkaneal SpurPlantar FasciitisPlantar Fasyatopuk ağrısıtopuk dikenitopuk dikeni tedavisi
Devamı
  • Genel
Yorum Yok
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8

Son Yazılar

  • Kronik Ağrılarla Beden Odaklı Bütüncül Psikoterapi ve Egzersiz Programları

    Bazen ne yaparsanız yapın bir türlü geçmek bilm...
  • Evde Fizik Tedavi Nedir?

    Evde fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetimizd...
  • Temporomandibular Eklem (TME) Bozukluğu

    Temporomandibular eklem (TME), vücutta hem dönm...
  • Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum

    Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum İnsan bed...
  • Ağrısız Bir Hayat Mümkün!

    Kafam ne kadar ağır, taşıyamıyorum. Biri gelse ...
  • Vertigo Tedavisinde Fizik Tedavinin Önemi

    Baş dönmesi diğer bir adıyla Vertigo, bir hasta...
  • Rotator Cuff Sendromu ve Tedavisi

    Omuz eklemi günlük yaşamdaki hareketlerin yapıl...
  • Kayropraktik Tedavi Nedir?

    Sinir – kas iskelet sistemleri bozuklukların te...
  • Sırtım Oyuluyor!

    Kliniğimize gelen sırt, boyun ve hatta bazen ba...
  • Sırt Ağrısı ve Kadınlarda Sırt Ağrılarının Nedenleri

    Sırtımız, vücudumuzun en önemli bölgelerinden b...

Son Yazılar

  • Kronik Ağrılarla Beden Odaklı Bütüncül Psikoterapi ve Egzersiz Programları

    Bazen ne yaparsanız yapın bir türlü geçmek bilm...
  • Evde Fizik Tedavi Nedir?

    Evde fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetimizd...
  • Temporomandibular Eklem (TME) Bozukluğu

    Temporomandibular eklem (TME), vücutta hem dönm...
  • Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum

    Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum İnsan bed...
  • Ağrısız Bir Hayat Mümkün!

    Kafam ne kadar ağır, taşıyamıyorum. Biri gelse ...
  • Vertigo Tedavisinde Fizik Tedavinin Önemi

    Baş dönmesi diğer bir adıyla Vertigo, bir hasta...
  • Rotator Cuff Sendromu ve Tedavisi

    Omuz eklemi günlük yaşamdaki hareketlerin yapıl...
  • Kayropraktik Tedavi Nedir?

    Sinir – kas iskelet sistemleri bozuklukların te...
  • Sırtım Oyuluyor!

    Kliniğimize gelen sırt, boyun ve hatta bazen ba...
  • Sırt Ağrısı ve Kadınlarda Sırt Ağrılarının Nedenleri

    Sırtımız, vücudumuzun en önemli bölgelerinden b...
  • Bizi Takip Edin

© Tüm Hakları Saklıdır - 2021 Yazılım ve Geliştirme FümeGri Digital Solutions.

ÜSTE
Yardıma mı ihtiyacınız var?