Fizik Tedavi Rehabilitasyon ve Elektroterapi
İnsanoğlu yaşamın başlangıcından beri ağrıyı gidermek için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Bugün geldiğimiz noktada modern tıbbın yanında geleneksel yöntemlerle insan ağrı ile baş etmeye çalışmaktadır.
30 yıldır yaptığımız mesleki tecrübemizle gördük ki ağrı; birçok olumsuz komponentin bir araya gelmesi ile oluşmaktadır, bazen anında bir travmaya bağlı doku hasarından kaynaklanan ağrılar olabildiği gibi orta, uzun süreli sistemik bozuklukların eşlik ettiği ağrılarda şikayetlerimiz arasında. Farmokoloji yani ilaç bilimi bu konuda tedavilerde büyük bir oranda destek vermekteyken aynı zamanda özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon biliminde ağrıyı gidermek, kas iskelet sisteminde gücü arttırmak, dolaşımı düzenlemek, ödemi geçirmek, gerilimli, blokajlı kaslarda gevşemeyi sağlamak, felçli uzuvlarda hareketin açığa çıkmasını sağlamak, dokuda ısıyı arttırmak, yara iyileşmesine katkıda bulunmak gibi birçok amaç için kullandığımız modalitelere elektroteropatik cihazlar ve yöntemler diyoruz.
Mesleğimize başladığımız ilk yıllarda kas iskelet sistemine ağit tüm sorunlarda elektroterapi cihazlarına çok önem verir onlardan büyük medet umardık. Bugün on binlerce hastamıza destek vererek edindiğimiz tecrübe tabi ki modern cihazların özellikle kullanım ve hasta üzerindeki etkileri tartışılmaz ancak, her zaman doğru tanı, doğru tedavi yöntemleri, doğru cihazların doğru akım şekillerinin seçilmesi, uygulama sıklığı, süresi, endikasyon ve kontraendikasyonlarının dikkatle değerlendirilmesi hastaya sağlamayı amaçladığımız şifada büyük bir rol oynar. Yani sözün kısası cihazların mükemmel etkileri ancak onları uygulayacak olan mükemmel ellerde gizlidir.
Elektroterapi Nedir?
FTR uygulamalarında çeşitli elektrik akımlarının kas iskelet sistemine uygulanmasına elektroterapi denir. Hangi ajanın ne süre ve ne şekilde uygulanacağı hastanın şikayetlerine göre değişir.
Modern bir FTR merkezinde Traksiyon, compeks, ultrason, magnoterapi, jobs, kısa dalga diatermi, lazer, tens, ısı ajanları gibi temel cihazların bulunması tedavinin desteklenmesinde önemli rol oynar.
Kliniğimiz açıldığı günden bugüne her şeyden önce zarar vermeyecek güvenilirliği ispatlanmış elektrikli cihazları kullanmayı prensip edinmiştir. Göz boyamak amacıyla ve/veya uygulama sonuçlarının kesin zararlarının bilinmediği ajanları kullanmayı tercih etmiyoruz. Hastamıza zarar vermemek temel prensibi ile çalışan kliniğimizde tüm elektroterapi ajanlarımızı 7’den 90’na tüm yaş gruplarında güvenle kullanır hastalarımızın nörolojik, ortopedik, kas ağrıları, romatizmal sorunlar, sporcu sakatlıkları, gebelerde bel ağrıları gibi daha birçok şikayetlerinizde şifa yolunda destek alırız.
Tedavi yöntemi hiçbir hastalıkta tek değildir, mutlak değildir, sanat hangi durumda hangi ajanlardan ne boyutta kullanılacağınızın kararının uygun zamanda, en ekonomik ve ağrısız olarak verilebilmesidir.
Siz de ağrı tedavileri için kliniğimizi tercih edebilirsiniz. Detaylı bilgi ve randevu için iletişim formunu doldurabilirsiniz.
Sağlıklı ve sevgi dolu günler dileriz.
Kayak Yaralanmaları
Kayak Sporu kış mevsimi boyunca en çok yapılan spor dalı haline gelmiştir. Bu nedenle kış aylarında kayak yaralanmaları sıkça yaşanmaktadır. Kış aylarında hafta sonları ortalama 10-12 bin kişi kayak yapmaktadır. Uzaktan bakıldığında tehlikeli olarak gözükse de kayak sporu gerekli koşullar sağlandıktan sonra hareketsiz geçen kış mevsimine inat vücudun uyanması için tavsiye edilen bir spor dalıdır.
Yapılan bir araştırmada son 25 yılda kayak yaparken oluşan yaralanmalar ve nedenleri üzerinde durulmuştur. Diğer spor dallarında olduğu gibi kayakda da uygun tesis, kişisel araç gereç, gerekli eğitim ve kişinin fizyolojik koşullarının minimum seviyede sağlanmış olması gerekmektedir ki yaralanmalar olmasın.

Kayak yaralanmalarının nedenleri birçok sebebe bağlı olup yaralanmayı oluşturan asıl nedenler,
Öne Düşme, çarpma, ekstarnal ve internal rotasyon ve abduksiyon olarak sıralanabilir.
Yalnız kayak sporunda olan özel bir yaralanma tipi yoktur. Kayakta olan burkulmalar, kırıklar, çıkıklar, ve diğer yaralanmalar her spor dalında ve diğer kazalarda da olmaktadır. Yaralanmaların %85-90’ı alt ekstremite yaralanmalarıdır. Bunlar arasında en sık rastlanalar ise ayak bileği ve diz eklemidir.
Yaralanmalar
Özellikle öne doğru düşmelerde aşil tendonu, ATFL, peroneal tendonun anterior dislokasyonu gibi ayak bileği ligaman ve tendonlarında yaralara neden olur. Eksternal rotasyon ve abduksiyonla gerçekleşen yaralanmalarda ise diz çevresinde ön çapraz bağ, medial menisküs, iç ve dış yan bağ yaralanmalarına ve kopmalarına neden olabiliyor.
Yapılan bir diğer araştırmada 588 kişiden ( amatör ve profesyoneller) 93 ündeki yaranma nedeni kayma tekniği bilindiği halde fiziksel uygunluğun yetersizliğinden kaynaklıdır. Fiziksel güç uyumunun yeterli olmaması kayak ve diğer sporlarda da kontrolün sağlanaması nedeni ile sakatlanmalara yol açmaktadır. Bir ay yada 2 hafta öncesinde diz ve ayak bileği bağlarının kuvvetlendirilmesi için çalışmalar yapmak gerekmektir. Kendiniz günlük yarımşar saatlik düz koşular, merdiven çıkma ve kısa mesafelerde araç kullanmama ile kardiovasküler limitinizi arttırabilirsiniz.
Aynı zamanda sağlıklı yaşam için hizmet veren bizlerle de kısa süreli çalışarak sakatlanmadan önce sağlığınıza sağlık katmak için çalışmalarımıza katılabilirsiniz. Kayak yaralanmaları ve diğer konular hakkında bilgi almak ve bize katılmak için iletişime geçin.
Bedeninizi sevin ve korun. Sağlıklı Günler…
Bel ağrıları
Yaşamda bel ağrısına muztarip olmamış neredeyse kimse yoktur. Bel ağrısının genel olarak ortopedik, nörolojik, romatizmal, mekanik ve kaslara bağlı sorunlardan kaynaklandığını bilmekteyiz. Hatta birçok hastanın stres ortamlarında bel ağrısı yakınması vardır. Bu yazımızda özellikle bel fıtıklarına genel bir bakış yapmak istedim. Öncelikle her türlü bedensel hareketler sırasında vücudumuzdan gelen en ufak ağrı sinyallaerini dikkate almalı ve trafikteki kırmızı ışığı hatırlayarak, mutlaka o andaki işimize ara vermeliyiz.
Belirtileri nelerdir?
Omurgamız; kemik yapı omurlar, aralarındaki yumuşak sıvısı bol kıkırdak yapı diskler, omurilik kanalından geçen omurilik, sinirler ve etrafındaki bağlardan meydana gelmiştir. Disklerin görevi omurgaya binen yükü her tarafa eşit dağıtmak ve süspansiyon yapmaktır. Omurganın stabilizasyonu ise vücudumuzu dik tutan kasların gücüne ve balansına bağlıdır. Sırt kasları, karın-kalça bölgesi kaslarının ve bacakların üst bölge kasları omurgamızın sağlığında çok önemli görevleri vardır. Genellikle travma veya herhangi diğer sorunlara bağlı olarak bel bölgesindeki 5 diskten bir veya birden çok tanesinin yapısının bozulması, yanından geçen sinire baskı yapması dolayısıyla belde ağrı, bir veya iki bacakta ağrı-uyuşma-yanma-karıncalanma, bel hareketlerinde zorluk sabah tutukluğu gibi semptomların varlığında bel fıtığından şüphelenmeniz gerekir.
Önce ağrı azaltılmalı
Eskiden 3 hafta süreyle yerde veya tahta üzerinde yatma gibi istirahatler bugün artık terk edildi. İlk 5 gün mümkün olduğu kadar yoğun istirahat gerekiyor. Sonra fizik tedavi rehabilitasyon, aneljezik ve anti enflamatuar ilaçlar büyük fayda sağlar. Fizik tedavide amaç: Önce ağrıyı azaltmaktır. Ancak hastanın detaylı muayenesiyle birlikte çalışma koşulları, günlük yaşam aktiviteleri değerlendirilmeli ve hastaya yaralanmanın tekrar etmemesi için gerekli eğitim ve egzersiz alışkanlıkları edindirilmelidir.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Fizik tedavi, rehabilitasyon, elektroterapi, egzersiz, masaj, ağrı tedavisi, fizik tedavi ekibi, fizik tedavi uzmanı hekim ve fizyoterapist
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bir tıbbi uzmanlık dalıdır. Amacı hareket sistemindeki (kas, eklem, omurga,…) ağrılı hastalıkların tedavisi ve fonksiyon bozukluğunun düzeltilmesidir. Bu durumlar nörolojik ya da ortopedik nedenlere bağlı olabilir. Ancak her durumda ağrının tedavisi ve fonksiyonun eski haline döndürülmesi fizik tedavi ve rehabilitasyonun esasıdır.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanlık alanında sıklıkla tedavi edilen hastalıklar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
- Nörolojik hastalıklar (felçler, doğumsal bozukluklar vb.)
- Ortopedik hastalıklar
- Romatizmal hastalıklar (eklem şişliği, ağrıları, şekil bozukluğu ve artritler)
- Ameliyat sonrası gelişen fonksiyon bozuklukları
- Kas ağrıları (miyofasyal ağrı sendromu, kas spazmları, vb.)
- Fibromiyalji
- Kronik ağrı sendromları
- Bel ağrıları (bel fıtığı, kireçlenme, kayma vb.)
- Boyun ağrıları (boyun fıtığı, düzleşme, kireçlenme vb.)
- Duruş bozukluğuna bağlı boyun, sırt ve bel ağrılarının tedavisi
- Doğuştan omurga eğriliklerinin (skolyoz vb.) tedavisi
- Spor sakatlanmaları
- Omuz eklemi hastalıkları
- Dirsek, el bileği, el eklemlerinin ve yumuşak dokuların ağrılı hastalıkları
- Diz, kalça, ayak bileği ve ayak eklemlerinin ve yumuşak dokuların ağrılı hastalıkları
- Kalça ve diz hastalıkları
- Osteoporoz (kemik zayıflığı)
- Baş ağrıları
Daha detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kanser Hastalarında Rehabilitasyon
Kanser Hastalarında Rehabilitasyon, Kanser hastalarına sağlıklı elektro terapiler…
Çağımızın en önemli gerçeklerinden biri olan kanser için rehabilitasyon, hastalığın ve tedavilerin belirlediği sınırlar içinde, hastanın doktoru ile koordinasyon sağlanarak gerçekleştirilmektedir. Bu konuda uygulanan programlarda amacımız, yaşam kalitesinin yükseltilerek günlük yaşama adaptasyon süresinin minimuma indirilmesini sağlamaktır.
Özellikle kadınlarda, meme kanseri tedavisi sonrasında görülen omuz rahatsızlıkları, yanlış fizik tedaviler yüzünden tam anlamıyla eski haline gelememektedir. Merkezimizde bu gibi özel durumlar için kanserli hastalarda dahi sağlıklı bir şekilde uygulanabilecek elektro terapiler gerçekleştirilmektedir.
Fizik tedavi yanında sizlere beslenme, hasta ve aile eğitimi konularında da danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Bize buradan ulaşabilirsiniz.
Kadın Sağlığı’nda Fizyoterapi
Kadın Sağlığı’nda Fizyoterapi, genel anlamda, kadınlarda görülebilecek çeşitli sağlık problemlerine özel olarak planlanan ve uygulanan ve cerrahi olmayan yaklaşımları kapsayan bir fizyoterapi alt uzmanlık alanı olarak tanımlanabilir.
Kadın Sağlığı’nda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon;
Postür, vücut mekanikleri, uygun egzersiz alışkanlıkları ve egzersiz eğitimiyle kas-iskelet sistemi disfonksiyonlarının önlenmesinde etkilidir.
- Gebelik, doğum ve yenidoğan bakımıyla ilişkili kas-iskelet sistemi veya ortopedik disfonksiyonların değerlendirme ve tedavisi, sakroiliak eklem disfonksiyonu, simfizis pubis seperasyonu, bel ağrısı, vb.
- Yatak istirahati/aktivite kısıtlamalarını içeren yüksek riskli gebelik uygulamaları,
- Sezaryen sonrası rehabilitasyon,
- Egzersiz, emzirme ve emzirme ilişkili problemlerde destek ve ergonomi eğitimi içeren prenatal ve postnatal bakım,
- Pelvik taban disfonksiyonunun önlenmesi ve tedavisinde ,
- Hastayı ve mümkünse doğum partnerini, gevşeme teknikleri, solunum farkındalığı, pozisyonlama ve masaj gibi ağrı yönetim stratejileri konusunda eğitmek,
- Diğer hasta populasyonlarının özel bireysel gereksinimlerini ele alma: özürlü kadınlar, özel kültürel ihtiyaçları olan kadınlar, atlet gebeler, adolesan veya ileri yaşta anne adayları.
- Jinekolojik, Ürolojik ve Pelvik taban disfonksiyonu – üriner ve fekal inkontinans, pelvik organ prolapsı, kas zayıflığı, aşırı aktivite ve/veya ağrılı sendromlarla ilişkili seksüel disfonksiyon (ayrıca bu disfonksiyonların erkeklerde ve çocuklarda tedavisi)
- Mesane ağrısı ve/veya üretral ağrı ve disfonksiyon
- Kronik pelvik ağrı; örn. interstisyel sistit, huzursuz bağırrsak, konstipasyon, endometriozis
- Lenfödem tedavisini de kapsayan jinekolojik cerrahi öncesi ve sonrası fizyoterapi ve rehabilitasyon
- Abdominal cerrahi sonrası rehabilitasyon.
- Kemik sağlığı – osteopeni, osteoporoz ve ilişkili sağlık risklerinin önlenmesi ve fizyoterapisi
- Meme cerrahisi sonrası – muskuloskeletal disfonksiyon, lenfödem tedavisi
- Fibromiyalji ve kronik ağrı sendromlarının tedavisi
- Yeme bozuklukları – eğitim, günlük yaşam aktiviteleri, makul ve güvenli egzersiz programlarının geliştirilmesi
- Menopozda meydana gelecek değişiklikler için hazırlık ve bu değişikliklerin tedavisi
- Sağlıklı yaşlanma ve diğer geriatrik konular
- Kadına özgü spor hekimliği konuları
- Kadına özgü sık görülen kardiyovasküler konular; korunma ve tedavi
- Stresle ilişkili hastalıklarda mental sağlığı iyileştirmek için fiziksel stratejiler
Bize Ulaşın
Kadın Sağlığı’nda Fizyoterapi konusunda detaylı bilgi için 0 212 324 30 10 nolu telefondan bizi arayabilir veya iletişim formundan bize ulaşabilirsiniz.
Çocuklarda Omurga Sağlığı
Çocuklarda Omurga Sağlığı, Omurga vücudumuzun en önemli taşıyıcısıdır. Omurga; boyun-sırt, bel ve kalça olmak üzere 4 bölgeye ayrılır. 4 bölgenin de yandan bakıldığında, ön ve arka yönde olmak üzere doğal fizyolojik eğrilikleri vardır. Ancak omurgayı meydana getiren omurların bir dizisinin yan yana olan eğriliği doğal değildir ve buna “Skolyoz” denir. Skolyoz C ve S şekillerinde olabilir.
İki guruba ayrılır.
Yapısal Skolyoz; Doğuştan oluşur. Nedeni belli değildir ve nörolojik tipleri vardır.
Yapısal olmayan skolyoz; Geçici postüral bozukluklarla meydana gelir. (Düzeltilebilmesi daha kolaydır.)
Amerika’da ilköğretim yıllarında tüm çocuklar Skolyoz açısından taramalara tabidir. Dolayısıyla özellikle çeşitli yanlış postür (duruş) alışkanlıklarına bağlı yapısal olmayan Skolyozları tedavi etmek mümkün olabilir. Muayene ve tüm omurganın ayakta röntgeni çok önemlidir. Röntgenler bize eğimin C ve S olduğunu, omurun distorsiyon derecesini ve kemiklerdeki defektleri gösterir. Skolyoz hafif, orta ve ileri derecede olabilir.

Kızlarda daha çok görülür
Kızlarda erkeklere göre 5 kat daha fazla görülmektedir. Ve yapılan araştırmalara göre her 10 kişiden birinde omurgada yana olan eğrilik (Skolyoz) deformitesi vardır. Özellikle büyüme döneminde çocukların ebeveyni tarafından tabi ki çok önemlidir. Ebeveynlerin çocuklarında dikkat etmesi gerekenler; Her iki omuz yükseklikleri eşit mi? Kalça kemiklerinin yükseklikleri eşit mi?, Belinin bir yanı daha mı çukur?, Tek ayak üstüne mi hep yük aktarıyor?, Bir tarafa doğru eğilim görüntüsü var mı?, Her iki göğüs kafesleri eşit mi?, Biri diğerine göre önde veya geride mi?
Avrupa ve Amerika ülkelerinde fizik tedavi uygulamalarının yanında manuel terapi ve cranio-sacral terapi dediğimiz kafa ve kuyruk sokum üzerinden yapılan tedavilerde uygulanmaktadır. Bu uygulamalarla bütün omurganın segment segment hareketliliğinin arttırılması ve böylece fonksiyonelliğinin korunması amaçlanır. Ayrıca omurgayı hem direk hem de dolaylı yollarla etkileyebilecek bütün kas ve membran (zar) yapılarının gerginliğini azaltmaya yönelik yöntemler yer almaktadır. Ve bununla ilgili haftada 1 gibi 10 dakikalık egzersizlerle düşük dereceli eğriliklerde büyük gelişmeler gözlenmektedir.
Çocuklarda Omurga Sağlığı hakkında detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.
Bel ve Boyun Ağrılarında Ergonomik Sandalyenin Önemi Nedir?
Bel ve boyun ağrılı hastalarımız; gün içerisinde masa başında uzun süreli zaman geçirmektedir. Kendilerine uygun rehabilitasyon programına katılmış olsalar bile, doğru sandalye yani ergonomik sandalye kullanmalarını önermekteyiz.
Doğru sandalye seçimi ve kullanımı Fizyoterapinin etkinliğini devam ettirirken, ayrıca problemin tekrarını önlemektedir.

Doğru sandalye seçimi için öneriler;
1. Bel desteği olan sandalyeler tercih edilmelidir.
2. Sandalye boyu ayarlanabilir olmalıdır.
3. Sırt desteği ayarlanabilir ve arkaya eğimli olmalıdır.
4. Kol destekleri, dik ve düzgün gövde duruşunu sağladığı için, kol desteği olan sandalyeler tercih edilmelidir.
Daha sağlıklı bel ve boyun için ergonomik sandalyeler tercih edilmelidir. Detaylı bilgi için 0 212 324 30 10 nolu telefondan bizi arayabilir veya iletişim formundan bize ulaşabilirsiniz.
Origene ile problemleri çözme
Sağlıklıysanız bir çok dileğimiz mevcuttur. Ancak sağlıklı değil iseniz bir dileğimiz oluşur. Bu da eğer sırt ağrınız var ise kişilerin tek bir açık dileği vardır. Origene bu dileğe yardımcı olmaktadır. Öncelikle etkili ve güvenli bir tedavi ile semptomlara değil sırt ağrısının nedenlerine odaklanmalısınız. Birebir fizyoterapistinizin size özelleştireceği şekilde şikayetlerinizi tamamen düzenlemek için uyarlanmış Origene cihazı ile tanışmanız gerekmektedir. Hollanda da 100’e yakın fizik tedavi merkezinde kullanılan Origene cihazı Türkiye’de sadece NATAL‘da bulunmaktadır.
Origene; omurga kaslarını güçlendirme ve omurlar arasındaki eklem mobilitesini arttırmak amacıyla kullanılan önemli bir cihazdır. Derin ve yüzeydeki tüm kasları fonksiyonel ve bir bütün olarak dirençli çalıştırma imkanı sağlamaktadır. Sonuç olarak da kasların, fasianın ve bağların orijinal boyuna doğru uzamasına ve aynı zamanda güçlenmesine yardımcı olur. Bu sonuç gövdenin yer çekimine karşı kolay, uzun süreli ve dik durmasını sağlar.
Origene, diğer taraftan esnekliği ve kuvvetti artmış olan bağ doku ve kemik yapıların üzerindeki stresin azalmasına olanak sağlayarak eklem hareket kapasiteni doğrudan etkiler ve arttırır. Gövdenin fleksiyonu(öne eğilme) – ekstansiyonu(geriye eğilme) hareketinin tekrarlı olarak ilerlemesi omurlar arasındaki eklemlerin ve ilgili yapıların(disk’in) kan dolaşımının artmasını sağlayarak beslenmesine büyük katkıda bulunur. Mükemmel bir organizasyon olan omurgamızın yapı taşlarının iyi beslenmesi günümüz yaşam koşullarının kaçınılmaz bir sonucu olarak karşımıza çıkan bel, boyun ve sırt ağrılarına karşı bizi korumakla birlikte tedavilerinde de büyük yardımcı olmaktadır.

Görüntü itibari ile bir spor aletine benzemesine rağmen terapi esnasında cihaz tamamen alt gövde yani bacaklar ve pelvisi (kalçayı) sabitler. Bu şekilde sadece sırt gerilme hareketi eğitilir. Ek olarak fizyoterapist terapi sırasında yükü bireye özgü olarak ayarlayabilir. Terapi terapistin hepsi etkileşimde bulunan 8 farklı kompenenti kullanabileceği şekilde düzenlenmiştir.
Başka bir tedavi cihazının bu olasılığı yoktur. Cihaz bunun için 2 önemli özelliği birleştiriyor.
- Bacakların ve kalçaların ek hareketlerini yapmayı imkansız hale getirerek alt sırtın gerilme hareketi tamamen izole hale getirilmiş oluyor. Buda egzersiz esnasında alt gövdemizi kullanarak hareketi kompanse ederek yapmamıza engel olur. Bununla beraber aktif olarak bir sırt hareketini tamamlamış oluruz.
- Origene tarafından uygulanan eğitim yükünün doğası hastanın bireysel yeteneklerine ve sınırlamalarına tamamen uyarlanabilir. Başka bir değişle hasta kendi kişisel durumuna göre en uygun direnç ile tüm hareket (ROM) boyunca sırtını hareket ettirir ve eğitir. Böylece Cihaz tüm ROM üzerinde izotonik bir yük (İlgili kasların eşit bir şekilde gerginliği ) sağlar. Bu yük sayesinde giderek kuvveti artan sağlıklı bir omurga ile sırta sahip olabilirsiniz.
Origene kullanmak çok az zaman gerektirir. Haftada sadece bir kez 20 dakika yeterli olmaktadır. Kronik şikayetler için yaklaşık 10 haftalık bir başlangıç tedavisi gerekmektedir. Haftada bir gününüzü ayırarak iç organlarımıza askı görevi gören omurganızın daha sağlıklı olmasına yardımcı olup bedeninize bir iyilik yaparken, dik durmanın verdiği mutluluk ile de ruhunuza bir iyilik sunmuş olursunuz.
İyilik dolu sağlıklı günler..
Sağlıklı birey olmanın koşulu, sağlıklı çocuk olmaktan geçer
Çocuklarımız bugünümüz, yarınımız, sevgimiz, kaygımız, enerjimiz her şeyimiz.
Sağlıklı birey olmanın koşulu, sağlıklı çocuk olmaktan geçer. Zaman değişti artık çocuklarımız sokaklar da bahçelerde ip atlayıp top oynayamıyorlar ve maalesef harekete dönüştüremedikleri enerjileri onlara stres kaynağı olurken çeşitli yeme, uyku, tuvalet gibi kendi gereksinimleriyle birlikte ikili ve grup ilişkilerinde de yanlış davranışsal modeller geliştirebiliyorlar. Çocukların yaşamında su kadar önemli olan güven duygusunun yanında biz ebeveyninler aynı zamanda akıllı ve uyanık olarak onları büyütürken hem verdiğimiz besinlerde hem de kullandıkları çanta, masa, sandalye, ayakkabı, yatak gibi seçimlerinde aşırıya kaçmadan dikkatli olmalıyız. Obezite çoktan çağımızın ilk beş hastalıklarından birisi oldu. Maalesef aldıkları çok yüksek enerjili besinlerin yanında hareketsizlikte postür bozukluklarıyla beraber obeziteyi meydana getirmektedir.
Çocuklarda Fizik Tedavi
İnsanlarda ilk gençlik yıllarında başlayan şikayetlerin birçoğu aslında çocukluk döneminde ihmal edilmiş küçük ayrıntıların zemin hazırladığı görmekteyiz. Örneğin ufak ayak basış sorunları, tek taraflı yük aktarmalar, kalçanın öne duruşu gibi tüm yaşamı etkileyecek ve ileri dönemde düzeltmenin zor olacağı ve çok zaman alacağı yanlışların önüne çocukluk döneminde geçmek mümkün.
Sağlık Birey
Çocuklarımız nasıl beslenmeli, nelere dikkat etmeliyiz? yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.










