Natal Fizik Tedavi MerkeziNatal Fizik Tedavi Merkezi

0 212 324 30 10 - 0 530 683 30 10 | natal@natalfiziktedavi.com
  • Anasayfa
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Ekibimiz
  • F.T.R.
    • Ameliyatsız Bel Fıtığı
    • Ameliyatsız Boyun Fıtığı
    • Sinir Sıkışması
    • Ön Çarpraz Bağ Yaralanması
    • Fibromiyalji Tedavisi
    • Boyun Bel Düzleşmesi
    • Dirsek Ağrısı
    • Donuk Omuz Frozen
    • Omuz Ağrısı
    • Golfçü Dirseği
    • El Bileği
    • Origene
  • Teknolojiler ve Yöntemler
    • Manuel Terapi
    • Kinesiotape Uygulamaları
    • Jobs (Anti Ödem Tedavi)
    • Boyun Traksiyon Cihazı
    • Magnetoterapi
    • Klasik Elektroterapi Ajanları
    • Lenfödem Terapisi
    • Egzersiz Programı
      • Fonksiyonel Egzersiz Programı
      • Klinik Plates Egzersizleri
    • Osteopatik Yaklaşım
    • Facial Distorsiyon Modeli (FDM)
  • Anlaşmalı Kurumlar
  • Medya’da Natal
    • Görsel Medya
    • Yazılı Medya
  • Blog
  • İletişim
For International Patients
  • Ana Sayfa
  • Genel
  • Archive from category "Genel"
  • (
  • Page 2
  • )
5 Nisan 2026

Category: Genel

Postür Bozuklukları ve Kas Ağrıları

Salı, 31 Ağustos 2021 Natal Fizik Tedavi

Ağrı insanoğlunun hayatı boyunca çeşitli dönemlerde ve şekillerde yaşadığı istenmeyen ve ondan uzaklaşmak için onlarca yöntemi denediği rahatsızlık verici histir. Bedende ağrı varsa yolunda gitmeyen işler var demektir. Bazen çok basit bir kas tutulması ağrıya sebebiyet verirken bazen hayati organların ciddi hastalıklarının habercisi de olabilir. Ağrının sebep veya sebeplerini sağlık çalışanlarının mutlaka doğru tanımlaması ve ona uygun tedavi programlarını düzenlemesi insan sağlığı ve erken teşhiste hayati önem taşır.

Kliniğimizde 29 yıldır migrenden, ayak ağrılarına, spor sakatlıklarından felçlere, bel boyun fıtık ağrılarından cereyanda kalmaya bağlı boyun tutulmalarına, ağrılarına kadar birçok şikâyete yönelik medikal uygulamalar yapılmaktadır. Son on yıllarda artan masa başı çalışma yoğunluğu ile artan omurga şikayetleri pandemi ile hakikaten uçsuz bir hal aldı. Ana okulu seviyesi çocuktan atmış yaş üstü yetişkinlere kadar günlük hayatımızın vazgeçilmez parçası haline gelen tablet ve akıllı telefonlarla maalesef ki postürümüz bozuldu.

Mesleğe başladığımız ilk yıllarda omurganın doğru şeklini ve olması gerekenin ne olduğunu hastalarımıza anlatırdık ve çok kısa sürede yanlış duruş ve postür bozukluklarının sebep olduğu ağrılı kas şikayetlerini sonlandırırdık. Bugün istenmeyen postür pozisyonları maalesef kaçınılacak bir durum olmaktan çıktı. Böylece boyun ağrıları, sırtta yük taşıyormuş hissi, baş ağrıları, bel tutuklukları ve ağrıları, kalça kaslarında kısalık oluşması ve gerginlikleri, siyatik ağrıları şeklinde kendini gösteren bazı kalça kas blokajlarının meydana getirdiği ağrılar, omuzun önde tutulması ve içe kapanması ile tetiklenen omuz kuşağı küçük kas yırtılmaları, diz eklemi ve ayak şikayetleri ile kliniğimize başvuran hasta sayıları her geçen gün artmaktadır.

İstenmeyen postür alışkanlıkları günlük hayatımızın içindeyken kasa, ekleme, bağ ve tendon dokusuna olan bu baskılar gerilim yaratırken ağrıya sebebiyet vermekte. Halk arasında “ne onduran ne öldüren” diye tanımlanan ama yaşam kalitesini ciddi anlamda sekteye uğratan kronik ağrı sendromlu bireyler olarak hayatlar devam etmektedir.

Ağrı kesiciler anlık çözüm sağlıyor ancak sindirim sistemi ve böbrek karaciğerde ciddi yan etkiler yaratıyor. Peki çözüm nedir? Postür bozukluklarının sebebiyet verdiği kas ağrılarında işinde ehil bir fizyoterapistin yapacağı detaylı bir postür analizi ile uzayan zayıflayan kaslar, kısalmış gerilmiş kaslar, triger point dediğimiz yumuşak doku üzerindeki blokajlar omurganın durumu, ayak analizi ile doğru basış oluyor mu gibi temel kas iskelet sisteminin muayenesi çok önemlidir. Çıkacak rapora göre kişiye özel germe, kuvvetlendirme, duruş eğitimi gerekirse tabanlık ve veya ergonomik oturma, çalışma koşullarının düzenlenmesi ağrıların yok edilmesinde yüzde yüz etkili yöntemlerdir.

Doğru postür güzel bir vücut dili sağlarken aynı zamanda kendine güven ifadesinin önemli anahtarıdır. Çocuklar ve gençlerde istenmeyen kalıcı iskelet sistemi hasarlarının önüne geçmek için doğru duruş alışkanlıklarının kazanılması, olmazsa olmaz koruyucu sağlık açısı için en önemli kriterdir.

Sağlıklı günler dileriz.

Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

kas ağrılarıkas ağrıları nasıl geçerkas ağrıları neden olurpostür bozuklukları
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Diz Ağrısı, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Pazar, 22 Ağustos 2021 Natal Fizik Tedavi

Diz ağrısı günlük yaşam aktivitelerimizin gerçekleşmesini zorlayan ve çok sık karşılaştığımız önemli sorunlardan biridir. Diz ağrısının sık görülme nedenleri; kırık, yumuşak doku yaralanmaları ve osteoartrit’ tir. Tanı değerlendirme için fiziki muayene, hastanın öyküsü, hastanın yaşı ve ağrının yeri önemlidir. Ağrının başlangıcı, yeri, süresi ve şiddeti değerlendirilir. Ayrıca radyografi mutlaka alınmalıdır. Ağrının kaynağının belirlenmesi, doğru tanının hızı, hastanın tedavisi ve rehabilitasyonu açısından büyük önem taşır.

Diz ekleminin anatomisine bakıldığında 3 ana kemik (femur- uyluk, kaval – tibia, patella-diz kapağı) 4 önemli bağ (MCL –iç yan, LCL-Dış yan, PCL-Arka çapraz, ACL –Ön çapraz) diz eklemini soran birçok kas grubu, tendon ve menisküsler oluşturur.

4 önemli bağın görevinden bahsedecek olursak; aşırı hareketliliği kısıtlayacak eklemde bulunan belirli bölgelerin aşırı yüklenilmesini önler. Menisküslerin görevi ise, uyluk ve kaval kemiklerinin arasında bulunan eklem, kemikler tarafından yapısal olarak örtüşmezler. Ve bunlar arasında bulunan uyum iki yapının aralığında bulunan menisküs sağlar. Bu yapılarda dönme hareketini ayrıca öne dönme hareketi dahil kısıtlarken, diğer yandan ise üzerine düşen yükü kısmen emerek diğer tarafa iletir. Yani emme ve hareketi kısıtlama olarak iki harekettir. İç ve dış olmak üzere iki adet menisküs vadır. Ortada bulunan iç kısım alçakken, eklem de bulunan dış kısımı yüksektir. Bu yapılar eklemlerin dışa hareketini kısıtlar. Menisküsün kanlanması dış kısımda oluşurken, iç kısımda beslenmeyi ise eklem sıvısı kaşılar. Bu nedenle menisküsün iç kısımındaki yırtıklar iyileşmez ve cerrahi bir müdahale gerektirir.

Kas gruplarının görevine baktığımızda, önden Quadriceps, arkadan ise Hamstring kasları ile desteklenir. Hamstring ve Quadriceps kasları kasıldığında tendonlar ve kemikleri kendilerine doğru çekerek hareket ettirir. Quadriceps diz ekleminin bükülü pozisyona getirir. Rahat ve sorunsuz hareketler için bu kasların yeterli ve her iki kas grubunda dengeli kuvvetlere sahip olması gerekir.

Kliniğimizde diz ağrısının nedenleri arasında çoğunlukla yumuşak doku inflamasyonu ve artrit yer alır. Aşırı kullanım kaynaklı yaralanmalar patellar ve Quadriceps tendinitleri ile diz çevresi bursitleri, bağ ve menisküs problemleri, tibial plato kırıkları olarak söylenebilir. Ağrıyı arttıran yada azaltan faktörler, ağrının karakteri, sorunun çözümü için önemlidir. Doğrudan sebebe uygun bir tedavi yöntemidir. Tedaviler arasında fizik tedavi, nöral terapi, proloterapi, kinesiobantları, ozon tedavisi, kilo verme, egzersiz gibi yöntemler yer almaktadır.

Bu eklem ve kas dengelerinin bozukluğu tespit edildiği anda fizyoterapi ile müdahale ne kadar erken olursa iyi bir tedavi sonucu alınabilir. Geç kalınmış uzun süre doğru egzersiz programı planlanmamış kronik ağrılı hastalarda cerrahiye gidiş daha hızlı olabilir. Kilo kontrolü, kas eğitimi ve eklem koruma programları ağrılı sürecin seyrini anlamlı olarak değiştirebilir.

Kliniğimizde diz ağrıların da tedavi etkinliğini arttırıcı fizik tedavi cihazları, rehabilitasyon, manuel terapi teknikleri ve hastaya uygun egzersiz programları ile etkili bir fizik tedavi programı uygulanmaktadır.

Sağlıklı Günler Dileriz.

Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

Diz ağrısıdiz ağrısı egzersizleridiz ağrısı için hangi bölüme gidilirdiz ağrısı için hangi doktora gidilirdiz ağrısı nasıl geçerdiz ağrısı neden olurdiz ağrısı nedenleridiz ağrısı tedavileriDiz kapağı ağrısına ne iyi gelirSağ diz kapağı ağrısı
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Lordoz Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Salı, 10 Ağustos 2021 Natal Fizik Tedavi

Lordoz bel boşluğunun artması ya da düzleşmesi olarak tanımlanabilir. Omurgamıza yandan bakıldığı zaman boyun ve bel kısmında içeri doğru bir kavis, sırtta ise dışarı doğru bir kavis bulunur.  Bu kavislerin belirli sınırlar içerisinde olması bizlerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini korumak için gereklidir. Ancak kavislerin azalması ya da artması ile günlük yaşamımızı etkileyecek problemler oluşabilir.

Lomber lordozun artması bel çukurunun artmasıdır. Bu postür bozukluğunu karşıdan göremeyiz, bu kişilerde yandan bakıldığında bel kavitesinin artmış, kalçanın dışa doğru çıkmış ve karın bölgesinin öne doğru çıktığı postürü görürüz.

Karın, sırt, kalça kasları ve bağlarındaki dengesizlikler ve güç kayıpları bel çukurluğunu artırır. Ayrıca karın kaslarında gevşeklik, aşırı kilo, lomber lordozu artırır. Lomber lordozun artmasının en önemli sonucu bel ve bacak ağrılarıdır. Ayrıca omurlarda kayma (spondilolistezis) olan hastalarda lomber lordoz (bel çukurluğu) artmıştır.

 Artmış lordozun kaslarımızdaki etkileri şu şekildedir;

  • Kısa gergin bel ve sırt kasları
  • Uzun gergin karın ve göğüs kasları
  • Uzun ve gergin kalça ön grup kasları
  • Kısa ve gergin bel kasları

Lomber  lordozun azalması ise bel düzleşmesi olarak bilinir. Bu postüre sahip kişilerde bel kavisi azalmıştır. Karın kasları bel kaslarına göre daha kuvvetlidir. Kalça ve diz eklemleri hiperekstansiyondadır, aşırı geriye gitmiştir. Bu hastalarda disklere binen yük arttığı için lomber disk hernisi ( bel fıtığı) riski artar.

Bel düzleşmesi olan kişilerde arka bacak kaslarında germe bel kaslarında kuvvetlendirme egzersizleri uygulamak egzersiz programının olmazsa olmasıdır.

Günlük hareketlerimizde, oturmada ve ayakta durmada posturumüzün durumuna göre dokularımız adapte olur ancak tekrarlı bir harekette ya da ağır bir şeyi kaldırmakta dokularımız her zaman bu adaptasyonu koruyamaz ve ağrı oluşturabilir. Duruş bozukluklarının herhangi biri başladığında zamanla diğerleri de zincir reaksiyon şeklinde oluşmakta ve kas-iskelet sisteminin diğer bölgelerinde de rahatsızlıkların oluşumuna yol açmaktadır.

Lordozun artması da azalması da birer postür bozukluğudur ve semptom vermeden (ağrı oluşturmadan) önlem almak çok önemlidir. Günümüzde bel, boyun ve sırt ağrıları nedeniyle kliniğe başvuran hastaların çok önemli bir oranında sadece postür bozukluğunun yan etkileri olarak fıtıklar, kas spazmları ve eklem ağrıları görülür. Bu kişilerin medikal tedaviden önce doğru postür alışkanlığını geliştirerek öncelikle sebebe yönelik terapinin yapılması gerekir.

Fizyoterapist tarafından yapılacak kapsamlı postür analizi ile tüm vücuda yönelik kas, eklem, bağ, duruşunun ve omurganın fizyolojik eğrilerinin değerlendirilmesi yapılacak egzersiz programını tayin eder. Kişiye özel  Hafta da 2 gün 30-45 dk. lık egzersizlerle bel ve kalça kaslarının ihtiyaca göre kuvvetlendirilmesi ve esnetilmesi ile yaşam kalitemizi yükseltmek mümkündür.

Doğru duruş; ağrılardan uzak, kas gerilimlerinin olmadığı, kendine güven ifadesinin yansıdığı önemli bir konudur. Özellikle ergenlerde mutlaka titizlikle üzerinde durulmalıdır.

Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

lordoz nedir
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

El Rehabilitasyonu

Çarşamba, 09 Haziran 2021 Natal Fizik Tedavi

El, beynin uzantısı olarak tanımlanan, anatomik, biyomekanik ve duyusal anlamda diğer uzuvlara göre farklı özellikler gösteren bir yapıdır. Gelişmiş dokunma duyusu bu özelliklerin en önemlilerinden biridir. Bu özellikli yapının rehabilitasyonu da bilgi, deneyim ve özen gerektirir.

El rehabilitasyonu, alanda özelleşerek çalışan fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır. Çünkü anatomi ve biyomekanik bilgisi dışında doku iyileşme süreçlerine, uygulanan cerrahi işlemlere ve ortezleme tekniklerine hâkim olmak önemlidir. En önemli ilke “önce zarar verme” olmalıdır. Maalesef yapılacak hatalı ve eksik uygulamalar bazen geri dönülmez sonuçlara yol açabilir. Bir tendon onarımı sonrası uygun protokolü takip ederek tedavi sürecini yönetebilmek, tendonda yapışıklık olmadan tam harekete ulaşmak ile tendon kopması arasında hassas bir dengedir. Bu dengeyi oluşturmak cerrah, fizyoterapist ve hasta arasındaki iyi iletişim ve doğru bilgilendirme ile sağlanabilir. Ekip çalışması el cerrahisi ve rehabilitasyonunun olmazsa olmazıdır.

El rehabilitasyonu süreci yara bakımı, ağrı ve ödem kontrolü, elektroterapi uygulamaları, egzersiz protokolleri, splintleme, ölçme ve değerlendirme yöntemlerini içerir. Ölçme ve değerlendirme gerek sürecin takibi, gerek tedavi geri bildirimi alabilmek ve gerekse bilimsel çalışmalarda veri aktarımı için son derece önemlidir. Tedavinin ilk gününden başlayarak yapılacak düzenli değerlendirmeler hasta takibinin en önemli parçalarından biridir. El rehabilitasyonunda en güncel yaklaşım erken ve aktif rehabilitasyondur. Ameliyat sonrası ilk gün kolun yukarıda tutulması, kol boyun askısı kullanımı dolayısı ile en önemli sorun olan ödemle mücadele ile fizyoterapi başlamalıdır. Cerrahi teknik ve doku yapısının izin verdiği en erken dönemde ise dereceli yüklemeler ile egzersiz programları pasif ya da aktif başlanmalıdır. Rehabilitasyon protokolleri genel bir çerçeve verse de temel ilke kişisel biyolojik iyileşme süreci olmalıdır. Rehabilitasyon iyileşme sürecinin kontrolüdür. Hastalarda tüm uygulamalar ve egzersiz geçişleri dokunun uygulamalara verdiği reaksiyon ve iyileşme kalitesi dikkatli gözlemlenerek yapılmalıdır.

Splintleme el rehabilitasyonunda fizyoterapistin en önemli desteği ve yöntemidir. Bazen aylarca uğraşarak edineceğimiz kazanımlar, uygun ve doğru splintleme ile birkaç haftada elde edilebilir. Splintleme cerrahi yapılmış dokuları korumak, eklem hareket açıklıklarını korumak, bozulan fonksiyonları düzeltmek, kişisel yardım gereçlerini tutturmaya yardım etmek amaçlı tasarlanabilir. Splint anatomik ve biyomekanik temellere dayanan bilim ve sanatın sentezlendiği yaratıcı bir uygulamadır. Hastaya ve patolojiye özel tasarlanması önemlidir. Dolayısı ile el rehabilitasyonu ile uğraşan fizyoterapistler mümkünse kendi splintlerini yapmalı, ortam ve koşullar nedeniyle yapamıyorsa bile prensiplerine hakim olarak yapılacak splinti tasarlamalı ve kontrol edebilmelidir.

Elin kortekste kapladığı geniş alan onun önemi ve tedavi kompleksliğini anlamak açısından değerlidir. El sadece periferik yerleşimli bir organ değil, öğrenme ve eğitim yoluyla pek çok patolojide farklı iyileşme yolları bulabilen özel bir yapıdır. Bu yollar beynin plastisite özelliği ile açıklanabilir. Dolayısıyla rehabilitasyonda bütüncül bir yaklaşımla el ve korteks bağlantısını yeniden organize edebilmek tedavi sürecini hem kısaltacak hem de en üst düzeyde iyilik kazanımına katkı verecektir.

el rehabilitasyonuel rehabilitasyonu egzersizleriel rehabilitasyonu fizik tedaviel rehabilitasyonu istanbulel rehabilitasyonu nedir
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Akciğer (Pulmoner) Rehabilitasyon

Perşembe, 27 Mayıs 2021 Natal Fizik Tedavi

Kronik solunum rahatsızlığı yaşayan hastaların, akciğer (pulmoner) rehabilitasyon (PR) uygulamalarıyla günlük hayat aktivitelerini özgürce gerçekleştirmeleri, sağlıklı olarak yaşam kalitelerinin artırılması amaçlanır. Semptomların olmadan hastaların günlük işlevlerine devam etmesi rehabilitasyonun hedefidir.

Detaylı bir değerlendirmeyi takiben kişiye özel planlanmış terapiler, hastalığın yönetimine ilişkin eğitim, egzersiz eğitimi, davranış değişimi, fiziksel ve mental durumun geliştirilmesi ve kalıcı sağlık davranışları geliştirmeye yönelik uygulamalar yapılır.

Rehabilitasyon uygulamalarının solunum yolu hastalıklarında özellikle kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) ile mücadelede uygulamaların büyük önemi vardır. Programlar, hastaların ihtiyaçlarına göre planlanan multidisipliner uygulamalar bütününden oluşur.  Öncelikle iyi bir tıbbi bakım ve detaylı değerlendirme sonrasında hastaya özel terapiler, hastalığın yönetimine ilişkin ilgili eğitimler, fiziksel ve zihinsel iyi oluş için gelişim süreçleri, kişiye özel egzersiz uygulamaları ile semptomsuz sağlıklı davranışları geliştirmeye yönelik uygulamalar yapılır. Bu programlar, hastalığa, hastanın ihtiyaçlarına, hastalığın şiddetine ve yapısına göre kişiye özel olması gerekir.

Solunum yolu hastalığı olan kişiler, nefes darlığı yaşamaktan korktukları için fiziksel aktiviteden çekinir ve dekondüsyon gelişir. Fiziksel hareketten ve efordan kaçınma arttıkça nefes darlığı da artar. Pulmoner rehabilitasyon yoluyla tıbbi tedavi ile elde edilemeyen majör bozukluğun düzeltilmesi hedeflenir.

Egzersiz programı ve eğitimi pulmoner rehabilitasyonun bel kemiğidir. Kişiye uygun planlanmış egzersiz programları güvenle uygulanmaktadır. Kuvvet ve kas dayanıklılığını (endurans) artıran komponentlerle uygulanmalıdır.

Aerobik egzersizlerinin yanı sıra fleksibilite egzersizleri ve germeler solunum problemi olan kişilerde postürü olumlu şekilde etkiler ve sağlıklı solunumun artmasını sağlar.  Haftada 2-3 kez majör kas gruplarını içeren (özellikle boyun, omuz ve gövde egzersizleri) fleksibilite egzersizleri ilgili kas gruplarına uygulanarak yapılır. Egzersiz kapasitesi kişiye göre belirlenir.

Rehabilitasyon uygulama programlarının sadece fiziksel değil aynı zamanda psikolojik ve sosyal açıdan da pozitif faydaları olmalıdır. Özellikle yaşlı ve klinik kısıtlaması olan kişilerde Pulmoner ev rehabilitasyon modelleri de tercih edilebilmektedir. Özellikle pandemi dönemi sonrası online olarak hastaların takibi ve programların uzaktan yönetimi de tercih edilebilmektedir.

Sağlıklı günler dileriz.

Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

akciğer rehabilitasyonpulmoner rehabilitasyonPulmoner rehabilitasyon MerkezleriPulmoner rehabilitasyon nasıl uygulanırPulmoner rehabilitasyon ne demekPulmoner rehabilitasyon nedirPulmoner rehabilitasyon uygulamaları
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Tendinit ve Bursit Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Pazartesi, 10 Mayıs 2021 Natal Fizik Tedavi

Tendinit ve bursit rahatsızlığı, genel olarak omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz veya ayak bileğinde kaslar ve kemikler etrafındaki yumuşak dokunun iltihaplanmasıdır. Rahatsızlıklar birbirine benzese de etkilenen doku türlerine göre bazı farklılıklar gösterir. Bu iltihaplanmalar kişilerde ciddi ağrılara sebebiyet verebilir. Bu rahatsızlıklar kas ve kemik yapısını önemli ölçüde etkiler.

Tendinit, kası kemiğe bağlayan el ve ayaklarda bulunan tendonun iltihaplanmasıdır.

Bursit, omuz, dirsek, kalça ve diz gibi büyük eklemlerin, kemiği çevreleyen tendonların ya da kaslardaki sıvı dolu kesenin iltihaplanması durumudur.

Tendinit ve Bursitin Nedenleri:

Genel olarak akut bir yaralanma ya da sıklıkla tekrarlanan hareketler neden olur. Örneğin, sürekli olarak tenis oynama, koşma gibi. Özellikle meslekleri gereği sürekli oturarak çalışan kişilerde kalçalarda ya da mesleği gereği sürekli çivi çakan ya da sürekli klavye kullanan bir kişide el ve dirseklerde, bedenen çalışan ve sürekli ağır yük kaldıran kişilerin omuzlarında, sürekli ayakta çalışma ya da ayakta kalma durumunda kişilerin diz ve bileklerinde iltihap oluşma riski fazladır. Hatalı ayakkabı seçimi ve ayağın ayakkabının içinde rahat olmaması da kişilerde bu rahatsızlığın oluşmasında etkendir. Özellikle yaş almayla birlikte özellikle kalçalarda bu rahatsızlıkların artışı da görülmektedir.

Tendinit ve Bursitin Belirtileri:

Rahatsızlıkta belirtiler kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Özellikle şiddeti ve türü önemlidir. Genellikle kişilerde, hareketlerde azalma, yürümekte güçlük, hareketle birlikte artan ağrı, rahatsızlığın neden olduğu yerde şişkinlik, sıcaklık artışı ve kızarıklık ve iltihaplanmayla birlikte yüksek ateş görülür.

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri: Teşhis için hastanın hikayesi dinlenerek fiziksel muayene, kan tahlilleri ile MR ve röntgen gibi görüntüleme teknikleri kullanılır.

Tedavisi, büyük ölçüde hastalığın yerine ve şiddetine göre planlanır.

-Öncelikle etkilenen bölgenin dinlendirilmesi iyileşmenin en önemli adımıdır. Özellikle basınca neden olacak hareketlerden kaçınarak ve travmalara karşı korumak önemlidir. Bunun için atel gibi destek gerekebilir. İstirahatle birlikte genellikle birkaç hafta içinde hastalarda iyileşme görülür.

-Buz uygulaması iltihap ve şişkinlik için gereklidir. Etkilenen ve ağrıyan yere günde 2 ya da 3 kez ortalama 15dk. buz uygulaması iyileşme sürecine destek olacaktır.

-Fizik Tedavi: Hastalığın teşhisinden sonra fizik tedavi etrafındaki kasları güçlendirebilir, etkilenen bölgedeki ağrıyı azaltabilir, nüksü önleyebilir ve tedavi edebilir. Uzman fizyoterapistler etkilenen bölgeye hastalığın şiddetine ve hastaların yaşına göre kişiye özel egzersiz programları hazırlamaktadır.

-Özellikle spor yapan kişilerin ya da gün içinde sürekli fiziksel hareket halinde olan kişilerin korunma amaçlı özellikle kontrollü egzersiz önerilerine uyulması gerekir. Spor ya da egzersiz yapılmadan önce ısınma ve germe hareketleri yapılmasına özen gösterilmelidir. 

-Şiddetli bir vaka durumunda doktor kontrolünde kortizon enjeksiyonları, antibiyotikler ve/veya ilaçlarla birlikte tedavi edilebilir. Tedavide kullanılan ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde ve doktorun uygun gördüğü şekilde alınmalıdır.

Sağlıklı günler dileriz.

Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

bursit tedavisibursit tendinitOmuz tendinitOmuz tendinit egzersizleriTendinitTendinit nedir
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Kireçlenme Nedir, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Çarşamba, 17 Mart 2021 Natal Fizik Tedavi

Halk arasında kireçlenme olarak bilinen sağlık sorunu tıp dilinde “osteoartroz” ya da “artroz” olarak tanımlanır. Kemiklerin uçlarında bulunan kıkırdak yapının zaman içerisinde yaşlanmayla aşınması ve yıpranması ile ortaya çıkan kronik bir eklem hastalığıdır.

40 yaş ve üzeri kişilerde görülme sıklığı artar. Ayrıca ağır yük taşıma, istenmeyen günlük yaşam aktiviteleri, bedenin uzun süreli vibrasyona maruz kalması gibi durumlar osteoartroz’u (kireçlenmeyi) tetikler. Bedenimizdeki yük taşıyan eklemlerde kireçlenme şikayetleri daha sık görülür. Örneğin; kalça, diz, bel ve başparmak eklemleri gibi.

Kireçlenme Neden Oluşur?

Yaşın ilerlemesi, obezite, genetik yatkınlık ve ağır yükler taşımak risk faktörlerinin arasında yer alır. Kireçlenme (osteoartroz) yaşlanmanın doğal sonucudur. Kireçlenmenin yok olması tedavinin amacı değildir. Ancak beraberinde gelişen yan etkiler vardır. Fizyoterapi de amaç ağrısız, kuvvetli ve fonksiyonel bir yaşam sağlamaktır. 

Kireçlenme Belirtileri Nelerdir?

Şikayetlerin başında eklemlerde hissedilen ağrı ve sertlik hissidir. Kireçlenmede iki önemli bulgu vardır. Bunlardan bir tanesi eklem uzun süre hareketsiz kaldığında kapanma ve halk tabiri ile donma eğilimi gösterir. Hareket esnek ve rahat değildir. Bir diğer bulgu gün sonunda yüklenmeye bağlı olarak artan ağrılardır.

Diğer Belirtiler;

  • Hassasiyet
  • Şişkinlik ( Ödem)
  • Eklemlerden ses gelmesi ( Krepitasyon)
  • Bazen ısı artışı
  • Tutukluk hissi ve esneklik kaybı
  • Eklem çevresinde deformite ve subluksasyonlar
  • Cerrahi yöntemler

Kireçlenme Tedavi Yöntemleri

Kireçlenmede günümüzde çok çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bunlar;

  • Medikal tedaviler
  • Cerrahi tedaviler
  • Beslenme
  • Fizik tedavi rehabilitasyon

Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda neler yapılır;

Ağrı kontrolü için; Elektroterapi yöntemlerinden TENS, sıcak ve soğuk uygulamalar, ultrason gibi işlemler ağrıyı kontrol altına almada destekleyici uygulamalardır. İlerlemiş düzeyde ki kireçlenmelerde bacak boyu eşitsizlikleri görülebilir. Bu gibi durumlarda tabanlık ve kanedyen desteği kullanılabilir.

Beslenmenin düzenlenmesi koruyucu bir yöntemdir. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda alkali diyetlerin eklem yüzeylerinin korunması açısından destekleyici ve koruyucu bir tedavi yöntemi olduğu kabul edilmiştir.

Eklem hareketlerindeki donukluk ve kısıtlılık (limitasyon) için; Rom egzersizleri ve terapistin Manuel uyguladığı PNF teknikleri kullanılır.

Kas kuvvetindeki azalma için yapılacak olan kuvvetlendirme egzersizleri ile ekleme binen yüklerin kaslar yardımıyla azaltılması ve kişinin bağımsızlaştırılması asıl hedefimizdir.

Manuel terapi yöntemleri kas spazmlarında, eklemin hareket açıklığında kısıtlılık oluşan durumlarda ve fasianın gevşetilerek vücut bütünlüğünün sağlanmasında fizyoterapistin elleri ile yaptığı uygulama etkili yöntemlerden biridir.

Tüm uygulamalarda amaç kişinin ağrısız bir şekilde ve fonksiyonel olarak günlük yaşam aktivitelerini yapabilmesidir. Egzersizle şikayetlerin tekrar etmemesi ve ömür boyu konforlu yaşam sağlanması hedeflenir. Bilinçsiz yapılan egzersizler eklemlerde aşırı yüklenmelere neden olarak aşınmalara neden olabilir.  Her insanın boyu, kilosu, cinsiyeti, yaşı, beslenmesi, gün içerisinde yaptığı aktiviteler farklı olduğu için egzersizlerinin de kendine özel olması gerekir. Size uygun egzersiz programınız ve kireçlenme şikayetleriniz için bir fizyoterapiste danışın.

Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi 

Boyun kireçlenme belirtileriBoyun kireçlenmesi tedavi edilmezse ne olurDiz KİREÇLENMESİ egzersizleriDizde kireçlenme belirtileriDizde kireçlenme tedavisikireçlenmekireçlenme fizik tedavikireçlenme fizik tedavi ile geçer miKireçlenme Nedirkireçlenmeye fizik tedavi iyi gelirmiOmuzda kireçlenme neden olurSırtta Kireçlenme belirtileri
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Kardiyak Rehabilitasyon

Cuma, 12 Şubat 2021 Natal Fizik Tedavi

Kardiyak Rehabilitasyon nedir? Rehabilite etmek, bozulan fonksiyon/fonksiyonları yerine getirmek için yapılan yöntemler bütünüdür. Fonksiyondaki bozuklukların hangi organ ve organlarda önemli değildir. Örneğin, beyin felci geçirmiş olabilirsiniz, bir yeriniz kırılmış olabilir, kalp ameliyatı geçirmiş veya doğum yapmış ya da Covid_19’a bağlı solunum sorunlarınız olabilir. Yani sorun her neredeyse o organa ve tüm vücuda daha iyi bir fonksiyon kazandırmak, kaybedilenleri geri alabilmek için kullanılan tıbbi yöntemlerdir diyebiliriz. Hepsinin kendine özel terapötik teknik ve süreçleri vardır.

Bilindiği kalp hastalıkları görülme olasılığı ve kalpten ölüm oranları günümüzde halen ilk sıradadır. Ve maalesef Covid_19 geçiren hastalarımızda da pıhtı atmasına bağlı kalp krizleri yadsınamayacak kadar çok. Bu anlamda damar yapımız sağlığımız açısından  yaşamsal önem arz etmektedir.

Kardiyak rehabilitasyon, kalp hastalarında ameliyat öncesi veya sonrası  ya da her iki aşamada kullanılan hastaların performanslarını artırmaya , yaşamlarını bağımsız seviyede tutmaya, yürümek, merdiven çıkmak, sosyalleşmek, cinsel hayatlarını devam ettirebilmek, solunum kapasitelerini attırmak ,kan şeker bariyerlerini normale getirmeye çalışma ,vücut kas yağ endekslerini düzenlemek ,uygun beslenme ve kilo seviyesine çekmek ,yeni hayatlarına uyumu kolaylaştırmak ve kalp krizi veya kalp ameliyatlarından sonra oluşabilecek korku, kaygı ve depresyon gibi şikayetlerin önüne geçerek bağımsız, yeterli, sağlıklı bir hayat yaşamalarına zemin hazırlamak için yapılan tüm tıbbi destek programına hepsine verilen isimdir.

Kardiyak Rehabilitasyon Programı

Kardiyak rehabilitasyon uygulayıcılarının uzman fizyoterapistler olmaları ve mutlaka kalp, endokrin, dahiliye, psikolog, beslenme uzmanları gibi disiplinlerle yakın temasta multidisipliner olarak çalışmaları büyük önem taşır. Hastanın egzersizlerinin ve günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi sürekli tansiyon, kan şekeri, kan gazları takibi yapılmalı diğer hastalıklarının da göz önünde bulundurularak rehabilitasyon programlarının düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle kardiyak rehabilitasyon deneyimli ekiplerce yapılması gereken önemli bir tedavi programıdır.

Kardiyak rehabilitasyonda hastanın öncelikle solunum kapasitesi, yürüme mesafesi, denge koordinasyonu, yorgunluk seviyesi, kan basıncı gibi bilgileri alındıktan sonra hedef program çizilir. Peki hedef program neye göre belirlenecek? Elbette hastanın içinde bulunduğu sosyal, medikal, duygusal, fonksiyonel pozisyonu, elimizde ne gibi enstrümanların olduğu ve hangi programları uygularsak; ne kadar sürede, nasıl bir yol alınacağı gibi soruların cevabı yol gösterici olacaktır. Bunun için klinik ve veya hastanede yapılacaklar neler olduğu, hastanın kendisinin yapacakları, hastanın yakınlarının eğitimi, hastanın aylık, üç aylık, altı aylık ve bir yıllık takiplerle gelinebilecek optimum seviyenin ne olacağı belirlenmelidir.

Kardiyak Rehabilitasyon Tedavisi


Yapılan çalışmalar neticesinde görülmüştür ki hastaların etkili ve başarılı rehabilitasyon programlarını takip etmeleri halinde kan basınçları, kan şekerleri, kolesterol seviyeleri iyi seviyeye gelmiş, yürüme, merdiven çıkma kapasiteleri artmış, aile ile özel yaşamları daha sağlıklı hale gelmiş ve bir kısmı işe dönüşlerini sağlamıştır. Kalp krizi veya kalp ameliyatları sonrasında bazı hastaların kişiliklerinde değişiklikler, depresyon kaygı gibi semptomlar görülmektedir. Bu şikayetlerin de azalmasında sağlıklı bir kardiyak rehabilitasyon programımın büyük katkısı vardır. Damarlarımız sistemik hastalıkların varlığı (diyabet), inaktivite, beslenme, otoimmün hastalıklar gibi birçok hastalıktan etkilenen organlarımızdır. Damar tıkanıklığına bağlı kalp rahatsızlığı geçiren kişilerin yaşamlarını mutlaka yeniden revize etmeleri rehabilitasyon sürecini kendileri için yaşam boyu olarak görmeleri gerekmektedir.

Fazlaca korku hayattan el çekmeye götürürken aşırı cesaret ise yeni krizlere sebebiyet verebilir. Tedricen artan egzersiz ve yürüyüş programlarınızla yeni hayatınızı yeniden en güzeli ile düzenlemenizi diliyoruz.

Kardiyak rehabilitasyon konusunda bizimle iletişime geçmek için tıklayınız.

Sağlıklı günler dileriz.
Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

Kardiyak RehabilitasyonKardiyak rehabilitasyon egzersizleriKardiyak rehabilitasyon evreleriKardiyak rehabilitasyon Faz 1kardiyak rehabilitasyon fazlarıkardiyak rehabilitasyon ftrKardiyak rehabilitasyon kontrendikasyonlarıKardiyak Rehabilitasyon nedirKardiyak rehabilitasyon programıkardiyak rehabilitasyon vaka örneklerirahabilite etmek nedirrehabilite etmek
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Fibromiyalji Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Perşembe, 11 Şubat 2021 Natal Fizik Tedavi

Fibromiyalji kelimesi, birçok insan tarafından kullanılan ama tam olarak anlaşılmamış olan tıbbi bir terimdir. Sözlük anlamına baktığımızda daha çok yumuşak doku romatizması diye karşımıza çıkar ama rutinde bildiğimiz romatizma testlerinin hiçbiri bize fibromiyalji tanısını koymamıza yardımcı değildir. Yani hiçbir medikal test “evet bu kişide fibromiyalji vardır” diye bilgi veremez. Bu nedenle fibromiyalji tanısını koymadan önce çok ciddi bir muayene olmadan ve hasta öyküsü alınmadan doğru tanıya gidilemez.

Fibromiyalji Belirtileri

Fibromiyaljili tüm hastaların semptomları aynı değildir, kişiden kişiye farklılık gösterir. Yaşam tarzlarından duygu durumlarına, ağrı şikayetlerinden sindirim sistemlerine kadar herkesin kendince farklı ve özgün şikayetleri vardır. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre fibromiyaljik kişilerde tüm vücudu saran sinir sistemi ile merkezi (santral) sinir sistemi arasındaki duyuyu realize etme konusunda bir takım aşırı uyarılmış haller görülebilmektedir. Yani basit dokunmalar şiddetli ağrı, sıcağı aşırı sıcak veya soğuğu aşırı soğuk gibi algılamalar görülmektedir. Vücudumuzda bulunan sinirler dışarıdan aldığı bilgiyi omurilikteki sinir yolları sayesinde beyne gönderirken beyin bu bilgiyi ne yapacağına karar verir. Örneğin çok sıcak hafif giyin veya acıktın yemek ye gibi. Eğer günün birinde herhangi bir nedenle tüm bunlara aşırı duyarlılıkla cevap veriliyorsa yanında uyku bozuklukları, gastrointestinal sistem fonksiyon bozukluğu, omurga etrafındaki yumuşak dokularda ağrı, gerginlik, sertlik duygusu, dokunmaya karşı ağrılı cevap, depresyon, yorgunluk, bazen mesane problemleri, denge sorunları, postüral bozukluk, hafıza sorunları eşlik ediyorsa ve bunlar son üç ay sürmüş var ise muhtemelen fibromiyalji sendromu varlığından söz edilebilir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür, çocuklar ve yaşlılarda ise çok az rastlanır. Genetik yatkınlık de olabilir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi bir testi olmadığı gibi rutinde kullanılan bir ilacı da yoktur. Hekim hastasını muayene ettikten sonra özellikle hangi semptomların varlığına ve daha çok neye odaklanması gerektiğini düşünerek tedavi programını belirler.

Tedavide esas amaç, modern yaklaşımda hastada var olan aşırı hassasiyetin azaltılması veya kişinin algısının daha normale çekilmesini sağlamaya yardımcı olmaktır. Bu anlaşılacağı üzere şu kadar seans ftr ile veya şu kadar gün ilaç gibi yöntemlerle basit bir tedavi değildir. Fibromiyalji tedavisinde her şeyden önce hastanın kendisinin sorumluluk alması çok önemlidir. Buradan söylemeden geçemeyeceğiz “Yara sende şifa sende“muhteşem Mevlana’nın deyimini size hatırlatmak isteriz.

Hastanın kendi rahatsızlığı ile ilgili sorumluluk alması ne demektir?
-Kendim için ne yapmalıyım?
-Kimlerle beraber olmaktan mutluyum?
-Hangi aktiviteler benim şikayetlerimi artırıyor?
-Ne yediğim zaman şikayetlerim artıyor?
-Daha iyi uyumam için yapabileceklerim neler?
-Besin intöleransım var mı?
-Günlük yaşamımda ne kadar hareket ediyorum?
-Yorgunluk hissim bedensel, duygusal ve veya zihinsel mi?

gibi sorular fibromiyalji sendromlu kişilerin kendilerine sormaları ve cevapları konusunda mutlaka irade göstermeleri gereken konulardır.

Fibromiyalji Tedavisi

Fibromiyaljide vücudun belli bölgelerinde ağrılı noktalar vardır. Buralara yapılan hafif dokunmalar şiddetli ağrı cevabı ile gelir, bu nedenle kas iskelet sisteminin doğru yaklaşımla tedavisi çok kıymetlidir. Hiçbir zaman hastanın aşırı yorgunluğu tetiklenmemesi gerekir bu nedenle kasları kuvvetlendirme programı çok nazik verilmelidir. Masajda da aynı şekilde özel manuel terapi yöntemleri kullanılmalıdır, sıcak soğuk ajanlardan, manyetik alan tedavisinden, elektrik sitümülasyonundan, solunum egzersizlerinden, medikal pilatesten, denge koordinasyon geliştirme, derin duyu egzersizlerinden faydalanmak mümkündür. Hekim gerekli gördüğü durumlarda antidepresan, antiromatizmal ilaçlardan da faydalanılabilir.

Her geçen gün fibromiyalji tanısı alan hastalarımız artmaktayken, pandemi nedeniyle masa başı aşırı çalışma, sevdiklerimizden uzak kalma, sosyal destek elemanlarımızın azalması, şehirdeki insanın üzerindeki aşırı yük, güneşten uzak olmak, oksijenin yeteri kadar vücudumuza girmemesi gibi durumlar maalesef yumuşak doku romatizma yani fibromiyalji şikayetlerinin artışında sürpriz olmadı.

Son olarak fibromiyalji tanılı hastalarımıza söylemek istediğimiz en önemli mesaj; lütfen kendinizden ve etrafınızdan beklentilerinizi azaltın. Kendinize mümkün olduğunca kendiniz için zaman ayırın. Hayatınızı yeniden ellerinize alın ve kendinize şefkat gösterin. Fibromiyalji konusunda bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sağlıklı günler dileriz.
Natal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

FibromiyaljiFibromiyalji belirtileriFibromiyalji neden olurFibromiyalji nedirfibromiyalji noktalarıFibromiyalji tedavisi
Devamı
  • Genel
Yorum Yok

Epigenetik Koçluk ve Temel Prensipleri

Çarşamba, 27 Ocak 2021 Natal Fizik Tedavi

Epigenetik; DNA’da hiçbir değişiklik olmadan çevresel, stres, beslenme, egzersiz, yaşam şekilleri gibi birçok faktörlerden etkilenen RNA’nın kalıtsal değişiklikler oluşturması ve bir sonraki nesle aktarılması haline “epigenetik” denilmektedir. 1940’lı yılların başlarından itibaren epigenetik (genetiğin üstünde) ile ilgili çalışmalar başlamıştır. Son yıllarda ise özellikle kanser oluşumu, nedenleri ve tedavisi konusunda epigenetik bilim dalına yönelik kapsamlı çalışmalar yapılmakta ve önemli bilimsel gelişmeler görülmektedir. Haziran 2020’de Epigenetik Koçluk kongresinde çok güzel bir cümle vardı: “DNA’nız kaderiniz değildir”. Son yıllara kadar hemen tüm hastalıkların sebeplerini genetiğe yani DNA’ daki kromozom protein yapımıza bağlar ve gönderme yaparken bilim insanları gördüler ki DNA tahmin edildiği kadar hastalıkların oluşumunda etkili değil, esas olan hangi genetik yapıyla doğmuş olursak olalım bu bizi, hatta bir sonraki nesile geçecek kadar genetiğimiz üzerinde iyi ve/ veya kötü yönde kalıtsal değişiklikleri yapabileceğimiz olmuştur. DNA’mız değişmiyor genotipimiz aynı ama fenotipimiz kalıtsal olarak değişebiliyor. Bu mucize tadında bir bilgidir. Yani insanın yaşam şekli onun kaderini değiştiriyor, getirdiği DNA’ sından bağımsız olarak veya çok az bağımlı olarak… Yani diyabetli babamızın, kanserli annemizin olması bizim kaçınılmaz sonumuz asla değildir.  Diyabet veya kanser olacağımız anlamına gelmez. Kaderimiz bizim elimizde.

Epigenetik koçluk, kişiselleştirilmiş, bilime dayalı ve bütünsel bir yaklaşımdır. İnsana bütünsel bakmayı, beden, duygu, zihin ve ruhsal olarak var oluşumuzun dört haline dokunabilmeyi, gerekirse multidisipliner çalışma ile hastasını desteklemeyi temel prensip olarak alır. Epigenetik koçun amacı; kişinin özellikle kas iskelet sistemi açısından mükemmel duruma gelmesini, doğru gıdalarla beslenmesini desteklemeyi, uyku düzenini sağlamayı, stres faktörlerini elimine etmeyi, meditasyon, nefes egzersizleriyle An’da kalabilmeyi sağlamasına, geliştirmesine yönelik çalışmalarla maksimum iyi olma durumuna gelmesinde kılavuzluk yapmaktır.

Artık hepimiz çok iyi biliyoruz ki bedende yara varsa duyguda da acı vardır, beslenmede yanlışlar vardır, hareket veya günlük yaşam şeklimizde yarayı tetikleyecek olumsuz alışkanlıklar vardır. Yani hastalığı, yarayı oluşturan mekanizmalar birden fazla olduğuna göre tedavisi veya terapi yöntemleri sadece uzvun kendisine bakmak anotomik ve fonksiyonu muayene etmekle kısır kalmaktadır. İşte burada epigenetik koçluk uzun dönemde hastanın yanında onunla kol kola yürüyerek sağlığın kazanılmasında ve korunmasında, devamında bir sonraki nesle sağlıklı genin aktarılmasında doğru davranış modellerinin geliştirilmesinde çok büyük bir önem arz etmektedir.

1992’den itibaren kliniğimizde hastalarımıza özellikle kas iskelet sistemi hastalıkları konusunda etkili ve kalıcı çözümler üretiyoruz.2013 yılında aldığımız psikonöroimmünoloji eğitimimizin yanı sıra 2020 Haziran ayında Epigenetik Koçluk Sertifikamızla hastalarımıza şikayetlerinin nedenlerinin nedenini anlamaları konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyoruz.

Geleceğin fonksiyonel tıp ve bütüncül bakış açısı kavramları ile yan yana giden epigenetik koçluk yaklaşımları hastalarımızın tedavilerinde tatmin duygusunu her iki tarafa da daha anlamlı olarak vereceğini görmekteyiz.

Unutmayalım ki, daha yoğun bilgiden öte hepimizin doğru ve uygulanabilir bilgiye ihtiyacı var.

Epigenetik Koçluk hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sağlıklı Günler Dileriz.

Natal Fizik Tedavi

Epigenetik KoçlukEpigenetik Koçluk nedirepigenetik nedirGenetik ve epigenetik
Devamı
  • Genel
Yorum Yok
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Son Yazılar

  • Kronik Ağrılarla Beden Odaklı Bütüncül Psikoterapi ve Egzersiz Programları

    Bazen ne yaparsanız yapın bir türlü geçmek bilm...
  • Evde Fizik Tedavi Nedir?

    Evde fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetimizd...
  • Temporomandibular Eklem (TME) Bozukluğu

    Temporomandibular eklem (TME), vücutta hem dönm...
  • Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum

    Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum İnsan bed...
  • Ağrısız Bir Hayat Mümkün!

    Kafam ne kadar ağır, taşıyamıyorum. Biri gelse ...
  • Vertigo Tedavisinde Fizik Tedavinin Önemi

    Baş dönmesi diğer bir adıyla Vertigo, bir hasta...
  • Rotator Cuff Sendromu ve Tedavisi

    Omuz eklemi günlük yaşamdaki hareketlerin yapıl...
  • Kayropraktik Tedavi Nedir?

    Sinir – kas iskelet sistemleri bozuklukların te...
  • Sırtım Oyuluyor!

    Kliniğimize gelen sırt, boyun ve hatta bazen ba...
  • Sırt Ağrısı ve Kadınlarda Sırt Ağrılarının Nedenleri

    Sırtımız, vücudumuzun en önemli bölgelerinden b...

Son Yazılar

  • Kronik Ağrılarla Beden Odaklı Bütüncül Psikoterapi ve Egzersiz Programları

    Bazen ne yaparsanız yapın bir türlü geçmek bilm...
  • Evde Fizik Tedavi Nedir?

    Evde fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetimizd...
  • Temporomandibular Eklem (TME) Bozukluğu

    Temporomandibular eklem (TME), vücutta hem dönm...
  • Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum

    Dizlerim Ağrıyor Artık Yol Alamıyorum İnsan bed...
  • Ağrısız Bir Hayat Mümkün!

    Kafam ne kadar ağır, taşıyamıyorum. Biri gelse ...
  • Vertigo Tedavisinde Fizik Tedavinin Önemi

    Baş dönmesi diğer bir adıyla Vertigo, bir hasta...
  • Rotator Cuff Sendromu ve Tedavisi

    Omuz eklemi günlük yaşamdaki hareketlerin yapıl...
  • Kayropraktik Tedavi Nedir?

    Sinir – kas iskelet sistemleri bozuklukların te...
  • Sırtım Oyuluyor!

    Kliniğimize gelen sırt, boyun ve hatta bazen ba...
  • Sırt Ağrısı ve Kadınlarda Sırt Ağrılarının Nedenleri

    Sırtımız, vücudumuzun en önemli bölgelerinden b...
  • Bizi Takip Edin

© Tüm Hakları Saklıdır - 2021 Yazılım ve Geliştirme FümeGri Digital Solutions.

ÜSTE
Yardıma mı ihtiyacınız var?